<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441</id><updated>2012-02-16T04:07:37.234-08:00</updated><category term='özgür ansiklopedi'/><category term='ATAM'/><category term='penguen'/><category term='fıkra'/><category term='dizi'/><category term='G.D.O.'/><category term='H1N1 VİRÜSÜ'/><title type='text'>S e v d a</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>34</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-327389035892577141</id><published>2010-08-26T11:15:00.000-07:00</published><updated>2010-08-26T11:18:32.378-07:00</updated><title type='text'>Kız Kulesi Efsaneleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/THavzw1qP5I/AAAAAAAAAPU/mXI98sOhR9E/s1600/kizkulesi.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 154px; height: 160px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/THavzw1qP5I/AAAAAAAAAPU/mXI98sOhR9E/s400/kizkulesi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5509784497952538514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Birbirinden farklı onlarca öyküye sahip olan bu efsanevi kule, aslında görünmez ve küçük bir&lt;br /&gt;adacık olan kayalığın üzerinde yükselir. Kuleye “Kızkulesi” adını Türkler verdiler. Daha önce&lt;br /&gt;Damalis, Leandros gibi isimlerle anılan bu şirin yapı, birçok efsaneye konu oldu. Bir rivayete&lt;br /&gt;göre, bir falcının baktığı falda, kızının yılan tarafından sokulacağını öğrenen imparator, sevgili&lt;br /&gt;evladını ölümden kurtarmak için bu adaya saklar. Ancak, gönderilen bir incir sepetinden çıkan&lt;br /&gt;yılan, yine de zavallı kızı sokar ve öldürür.&lt;br /&gt;Kızkulesi ile ilgili bir başka efsane, Hero ve Leandros adlı iki aşığın hazin öyküsünü dile&lt;br /&gt;getirir. Efsaneye göre Hero, Afrodit Tapınağı’na bağlı bir rahibeydi ve aşk ona yasaktı.&lt;br /&gt;Kızkulesi’nde yaşayan Hero’ya aşık olan Leandros, yüzerek her gece yüzerek adaya gelir, ona&lt;br /&gt;aşkını fısıldamış. Gece karanlığında güzel rahibenin yaktığı ateş Leandros’a yol gösterilmiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak, fırtınalı bir gecede rüzgâr meşaleyi söndürmüş ve Leandros yolunu yitirerek&lt;br /&gt;karanlık sularda boğulmuş. Bunu öğrenen Hero da kendisini Boğaziçi’nin soğuk sularına&lt;br /&gt;atıvermiş…&lt;br /&gt;Bu efsanevi kule ile ilgili Osmanlı’nın da bir öyküsü olacak elbette. Bir başka efsane&lt;br /&gt;kahramanı olan Battal Gazi kuleyi basmış; tekfurun kızını ve hazinelerini alarak Üsküdar&lt;br /&gt;kıyısındaki atma atlayıp hızla oradan kaçmış. Eskiler derler ki “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözü&lt;br /&gt;buradan türemiştir…&lt;br /&gt;Bunu biliyor muydunuz?&lt;br /&gt;Bu kule, Bizans döneminde gözlemeyiydi ve gelen geçen ticaret gemilerinin kontrolü burada&lt;br /&gt;gerçekleştirilirdi. İstanbul’dan, Sarayburnu önlerinden bu adaya da bir zincir çekiliydi, tıpkı&lt;br /&gt;Halic’e gerildiği gibi! Türkler İstanbul’u aldıktan sonra, eski kule yıktırılıp yerine yenisi,&lt;br /&gt;ahşap olarak yapılmış. 1719da bu kule yanınca, bina yeni baştan ve taştan inşa edilmiş. 18.&lt;br /&gt;yüzyıl sadrazamlarından Hekimoğlu Ali Paşa, 1755 yılında Sultan III. Osman tarafından bu&lt;br /&gt;kuleye hapsedilmiş. I. Mahmut’un saray kızlarağası Beşir’in de boynu, Kızkulesi’nin.&lt;br /&gt;dalgaların dövdüğü kayalıklarında vurulmuş. 1839 Tanzimat Fermanının ilanından sonraki&lt;br /&gt;yıllarda bir süre karantina işlevi gören Kızkulesi, yakın zamanlara kadar deniz feneri görevi&lt;br /&gt;yaparken, günümüzde özellikle turistlere hizmet veren bir İstanbul güzelliği olarak hizmetini&lt;br /&gt;sürdürüyor.&lt;br /&gt;kaynak : http://www.tarihinarkaodasi.com/kiz-kulesi-efsaneleri/&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-327389035892577141?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/327389035892577141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=327389035892577141&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/327389035892577141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/327389035892577141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/08/kz-kulesi-efsaneleri.html' title='Kız Kulesi Efsaneleri'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/THavzw1qP5I/AAAAAAAAAPU/mXI98sOhR9E/s72-c/kizkulesi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-3755138883369718518</id><published>2010-08-15T11:53:00.000-07:00</published><updated>2010-08-16T10:42:05.307-07:00</updated><title type='text'>Geleceğin Çalışanları ve Ofisleri Nasıl Olacak?</title><content type='html'>Aşağıda okuyacağınız yazı KobiFinans'ın dergisinde yayınlanan çok güzel bir makaledir...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yıl, 2025. Ada ofisine girdiğinde, baş üstü ışıklarına takılı sensor, Ayşe’nin üzerindeki ID etiketinden gelişini algılayıp, maviden yeşile dönecek. Elektronik sensörler masasının üzerindeki görev ışığını aydınlatacak, ısıyı Ayşe’nin rahat ettiği düzeyde ayarlayacak. Web yazılımı, takım arkadaşlarına onun masasına döndüğünü bildiren mesaj gönderecek. Ayşe’nin toplantıda olduğunu işaret eden monitör, artık müsait olduğunu göstermek için değişecek." Bu sözler M-GEN Gelecek Planlama Merkezi kurucusu, fütürist Ufuk Tarhan’a ait. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fütüristler ve insan kaynakları uzmanlarından, geleceğin iş dünyasını, ofis ortamını, ön plana çıkacak çalışanları tanımlamalarını istedik. Öyle gözüküyor ki bundan 15-20 yıl sonra her yer ofis haline gelecek. Şirketlerde ast-üst ayrımlarındaki keskin hatlar yok olacak. Daha demokratik, paydaşlık esasına dayalı organizasyon ve iş modelleri gelişecek. Esneklik artacak, bireysel çalışma modelleri, sadakat yok olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esneklik Artacak&lt;br /&gt;Teknolojik gelişim çalışma ortamının merkezlere ve lokasyonlara olan bağımlılığını zaten giderek azaltıyor. Diğer taraftan zaman yönetimi de teknolojik yeniliklerle kolaylaşıyor. Geleceğin çalışma ortamında esneklik artarak önem kazanacak. İnsanlar tamamen mobil hale gelecek, her yerden çalışabilecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mobil çalışma ortamları, maliyet avantajı nedeniyle işverenler tarafından, esneklik yaratması nedeniyle de çalışanlar tarafından tercih edilecek. Dijital bir dünya ile büyüyen genç nesiller işverenlerinden tam teşekküllü bir IT ortamı isteyecekler. Çeşitli haberleşme ortamları, blogging, podcast, network ağları gibi teknolojiler çalışma ortamlarının ve sosyal hayatın bir parçası sayılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest Çalışanlar Çoğalacak&lt;br /&gt;Gelecekteki iş modellerinde iş gezileri, sabit olmayan çalışma saatleri ve ev ortamında çalışma çok normal sayılacak. Böyle bir durumda uzaktaki kişilerin bir şekilde bilgiye ulaşması gerekeceğini söyleyen HRM kurucu ortağı Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka; "Değişen çalışma modelleri sayesinde bireysel çalışma modelleri tarih olacak. Yeni yazılım platformları sayesinde, birbirinden uzakta olan kişilerin, aynı grupta berabermiş gibi çalışabileceği bir iş modeli oluşturulacak ve birlikte yürütülen projeler ağırlık kazanacak. Yani ’Biz yaptık’ cümlesi daha çok duyulacak. Toplantılar, görüşmeler, fikir alışverişleri ve projeler bu tarz ortamlarda hayata geçecek ve verimlilik/zaman oranı artacak" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hill International Türkiye Genel Müdürü Hazar Candan Wilson ise diğer taraftan bağımsız çalışmak isteyenlerin de artacağını söylüyor: "Bir şirket adına değil kendi adlarına çalışmak isteyecekler ve ’freelance’ konsepti artacak. Her birey kendi uzmanlığında ’freelance’ olarak farklı şirketlere hizmet verecek ve kendi esnek çalışma ortamını yaratabilecek."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İş ve Özel Yaşam Dengesi Çok Önemli Hale Gelecek&lt;br /&gt;İş ve özel yaşam dengesi bugün artık başarıyı değerlendirmede merkezde bulunuyor. Sadece işte başarılı olmak kabul görmüyor. Gelecekte de bu durumun değişmeyeceğini söyleyen yönetici koçu Tülin Kahvecioğlu, "İnsanlar daha etkin ama daha az çalışıp, kendi isteklerine daha çok vakit ayıracaklar. Çünkü biraz sarsıcı da olsa bir öğrenme sürecinden geçiyoruz. İnsanın aynı anda pek çok şeyle ilgilenme ve değer katma kapasitesi de gelişecek. Bu, çalışma hayatına ve kurum kültürüne olumlu yansıyacak" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadakat Rafa Kalkacak&lt;br /&gt;İngiltere Çalışma Bakanlığı’nın yaptığı bir araştırmaya göre, İngiltere’de bugünün gençlerinin, üniversite öğrencilerinin, 38 yaşına kadar, yani önümüzdeki yaklaşık 20 yıl içinde 10-14 farklı işte çalışacağı tahmin ediliyor. Yani gelişmiş dünyanın en önemli ekonomilerinden birinde gençler ortalama her iki yılda bir, çekirge gibi işten işe atlayacaklar. Başka bir araştırma ise ABD’nde her dört çalışandan birinin, son 1 yıl içinde o işveren için çalışmaya başladığını; her iki çalışandan birinin ise 5 yıl ve daha kısa süredir aynı işveren için çalıştığını gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Egon Zehnder International Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, "Biz CEO’ların tepe koltuktaki ömrü kısalıyor derken, aslında iş dünyasında, her kademede ’değişmeyen tek şey değişim’, yani işte, şirkette kalma süreleri kısalıyor. Çalışma ortamlarında geleneksel öğretme modellerinin olduğu, tek taraflı, tek merkezli süreçlerden, bireyin öğrenmesini kolaylaştıran paylaşımcı modele geçişin hızlanacağını göreceğiz. İş hayatında teknolojinin kullanımı artacak; teknolojinin de desteği ile yerinde çalışma modellerinden dağınık çalışma modellerinin popülaritesi artacak" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nesil Çatışmaları Artacak&lt;br /&gt;Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka, yeni çağın en önemli sorununun çoklu nesil çatışmaları olacağına dikkat çekiyor: "Uzayan yaşam ömürleri ve çalışma süreleri nedeniyle 3 farklı kuşak bir arada çalışacak. Nesiller arası farkın etkin yönetilememesi ve farklı yaş guruplarının birbirine anlayışsız davranması iş yerindeki temel mutsuzluk ve verimsizlik kaynaklarını oluşturuyor" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışma hayatına son 10 yılda girmiş olan yeni nesil daha bireysel hareket etmeyi ve çalışma ortamında esnekliği tercih ediyor. İş ve özel yaşam dengesi onlar için halihazırda çok önemli. Şirketler de bu beklentileri karşılamak ve çalışanlarının performansını artırmak için yeni eğitimler ve uygulamalar getirmeye devam ediyorlar. MY Executive Yönetici Ortağı Müge Yalçın; "Çalışanlara sağlanan yan faydalara da onların ihtiyaçlarına göre esneklikler getiriliyor. Kişi alışveriş çeki, spor salonu üyeliği, yaz tatili paketi gibi seçeneklerden çalışan kendisine en uygun olanı seçebiliyor. Şu anda Türkiye’de çok az şirketin uyguladığı bu sistem, ileriki yıllarda daha yaygın olarak kullanılacağa benziyor" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeşil Yaka Çalışanlar Gelecek&lt;br /&gt;Gelecekte şirketlerin sosyal sorumluluk faaliyetleri hızını daha da artıracak. Günümüzde tüketiciler de şirketlerin sosyal sorumluluk projelerini değerlendirme konusunda bilinçli davranıyorlar. Şirketler de bunun farkındalar ve projelerin ardı arkası kesilmiyor. Bu gidişat gelecekte de artarak devam edecek. Ufuk Tarhan; "Kendimizi, birbirimizi ve hatta dünyayı yok etme kapasitemizin ve olanaklarımızın olduğunu fark ettiğimiz bir çağdayız. Bu nedenle “yeşil yaka” dediğimiz tür işler ve çalışanlar çok ama çok artacak. Bu çalışanlar çok güvenilir kabul edilecekler. Bu alanlarda kendilerini pozisyonlamayan kurumları insanlar sevmeyecek, istemeyecekler. İlk akla gelenler topluma katkı verenler olacak" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her şey Kişiselleşecek&lt;br /&gt;Verimlilik, motivasyon, katma değer, karlılık, başarı, ücret, fiyat gibi tüm kavramlar, hedefler, iyiler-kötüler, eğitim, pazarlama, iletişim, iş modelleri vb. baştan aşağı değişecek ve bunlar çok hızlı olacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her alanda servis, hizmet sektörü gelişerek, kişiselleşecek. Kişisel koçluk ve asistanlık hizmetlerine talep artacak. Birçok alanda, freelance, saate, sayfaya, projeye, döneme vs dayalı parçalı, esnek zamanlı hizmetler, butik danışmanlıklar artacak. Kişisel marka olmak, belirli alanlarda uzman, en iyi bilen olarak isim yapmak daha da önem kazanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kişisel girişimcilik artacak, herkesin fatura kesebileceği bir vergi numarası olacak. Emeklilik kavramı önemini yitirerek yerini, herkesin, her yaşta becerisiyle uyumlu her alanda iş yapabileceği bakış açısına bırakacak. İnsanlar isterlerse ömür boyu çalışıp, eğitim alabilecek. Kadınlar iş piyasalarındaki paylarını arttıracaklar. Kadınların bilime ve teknolojiye katkılarında kayda değer bir artış gözlenecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her yerden iş yapılabileceği için bedensel engellilerin iş hayatına katılımında da bir artış olacak. Şirketlerin bugünkü sosyal sorumluluk alanındaki duyarlılıkları ve faaliyetleri daha da artacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşyerleri Internet Kafelere Benzeyecek&lt;br /&gt;Tıpkı ürün alışverişinde olduğu gibi, birey ve kurumlar, insan emeğini, aklını da dilediği kadar, dilediği yerden, esnek koşullarda almayı tercih edecek (Eğitim hizmetleri de dahil). İş yerleri giderek internet kafelere benzeyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esnek, mobil, değişmesini bilen, öğrenmesini bilen bireyler iş hayatında ön plana çıkacak. Dijital bir dünya ile büyüyen genç nesiller işverenlerinden tam teşekküllü bir IT ortamı isteyecekler. Çeşitli haberleşme ortamları, blogging, podcast, network ağları, gibi teknolojiler çalışma ortamlarının ve sosyal hayatın bir parçası sayılacak. Gelecekteki iş modellerinde iş gezileri, sabit olmayan çalışma saatleri ve ev ortamında çalışma çok normal sayılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgi paylaşım araçlarının hemen hepsinin telefonlara sığdığı bu çağda, sanal bulunma (virtual presence) diye bir kavram gelişecek. Aynı anda 3 boyutlu olarak bir kaç yerde birden bulunmak mümkün olacak. Home ofislerin yaygınlaşmasına da önayak olacak bu gelişim, arkadaşlık ve sosyal etkileşimin azalması ile doğabilecek bir takım sorunları kaçınılmaz olarak beraberinde getirecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni yazılım platformları sayesinde, birbirinden uzakta olan kişilerin, aynı grupta berabermiş gibi çalışabileceği bir iş modeli oluşturulacak ve birlikte yürütülen projeler ağırlık kazanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiyerarşi Azalacak &lt;br /&gt;Farklılıkları yönetebilen yöneticiler daha başarılı ekiplere sahip olacak. Yine insanlardan farklı olmaları beklenecek çünkü farklılıklar kurumdaki yaratıcılığı tetikleyecek. Çok seslilik yenilikçi ve yaratıcı şirket kültürlerine ön ayak olacak ve bu durum rekabetçi avantaj sağlayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorgulayan, katılımcı, sadık, pozitif, girişimci, insiyatif kullanan, özerk karar verebilen, risk alan ve problem çözen kişilikler ön planda olacak. Mutlu çalışanlar, yani doğru işi yapan, işini doğru yapan verimli kişiler tercih edilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yöneticilerden baskın ve talepkar olmasından ziyade destekleyici ve teşvik edici olması beklenecek. Özellikle yeni kuşak yeni nesil yöneticileri ve yeni yönetim stillerini belirleyecek. Hiyerarşilerin azalacağı, daha yatay ve yaygın organizasyonlar ön plana çıkacak. Güçten ziyade, ikna kritik önem kazanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışan mutluluğu ön planda olacak. Çünkü mutlu çalışanlar daha verimli ve daha karlı şirketler demek. Bu kadar teknolojik ortamda duygusal davranış ve bağlantıyı koruyor ve kuruyor olmak, bir anlamda sanal durum ile gerçek duyguların entegrasyonunu başarabilenler ipi göğüsleyecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hangi Çalışan Profili Kazanacak?&lt;br /&gt;Çalışma hayatına kendilerini hazırlarken ve iş hayatına atılırken, gençlerin becerilerini çeşitlendirmek konusunda proaktif bir yaklaşım içinde olmalarını tavsiye eden Egon Zehnder International Yönetici Ortağı Murat Yeşildere, "Eğitim şart! Ama daha önemlisi sürekli eğitimin şart olduğunun algılanması. Yeni lisanlar öğrenmek, yeni kültürler tanımak, farklı ortamlara adapte olabilmek, mobilitelerini artırmak gençlerin rekabet avantajını artıracak. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, içinde bulunduğumuz sene, yani 2010 yılında, çalışanlar tarafından en çok talep edilecek ilk 10 işin dördü, 6 yıl önce, 2004’de bilinmiyordu dahi. Hatta İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre, 4 yıllık bir üniversiteye kaydolan ve teknik eğitim alacak bir öğrencinin birinci yılında öğrenebileceği bilgi miktarının yarısı, 3. eğitim yılının sonuna kadar güncelliğini, geçerliliğini yitirecek. Dolayısıyla öngörüde, tahminde bulunmak kehanetten ileri gidemez. Dünya çok hızlı dönüyor ve daha da hızlı dönecek" diyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Akıl, bilgi ve teknolojiyi duygulara hitap edecek şekilde rasyonalize ve entegre edenlerin, yönderlik (lider+yönetici) özelliği taşıyanların kazanacaklarını söyleyen Ufuk Tarhan’a göre:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En tepede daima esnek, adaptasyon gücü yüksek olanlar, hacı yatmaz gibi hemen kalkabilenler olacak. Sonra:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Akıllı, odaklı, stratejik, sürdürülebilir, algoritmik düşünebilenler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bilgili, konusunda uzman olacak ve sürekli öğrenecek, ekiplerine rehberlik, “yönderlik” edenler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Sosyal bilimlerde, sanatta, sporda dahi olsa, işini, uzmanlığını teknolojiyle entegre edebilenler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* İngilizceyi mutlaka; Çince, Rusça ve Arapçayı ikinci dil olarak bilenler gelecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ufuk Tarhan, "Gelecekte meslekler değil, beceriler, becerikliler öne çıkacak. Tüm meslekler tamamen dönüşecek. Mesleklerin teknik kısımları robotlar tarafından yapılacak, onları yorumlamak ve anlamlandırarak faydaya, ürüne, hizmete dönüştürmek tasarımcı, yaratıcı insanlara düşecek. O yüzden insanlar sevdikleri alanlarda teknolojik uzmanlık kazanarak, ileri düzeyde danışman, yorumcu  haline gelecekler. Bu noktada da becerileri önem kazanacak" diyor.&lt;a href="http://kobifinans.com"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-3755138883369718518?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/3755138883369718518/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=3755138883369718518&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/3755138883369718518'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/3755138883369718518'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/08/gelecegin-calsanlar-ve-ofisleri-nasl.html' title='Geleceğin Çalışanları ve Ofisleri Nasıl Olacak?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1278820619078709235</id><published>2010-07-13T12:11:00.000-07:00</published><updated>2010-07-13T12:13:09.369-07:00</updated><title type='text'>T A R İ H T E N  S A Y F A L A R</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Hazerfen Ahmed Çelebi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günümüzde ilim ve teknikte ilerlemiş ülkelerin muhtelif gayelerle uzaya araçlar göndermelerine şahit olunca, ilk füzeyi bularak bizzat tecrübe eden Lagari Hasan Çelebi'yi ve kanat vasıtasıyla havada uçmaya muvaffak olan Hezarfen Ahmed Çelebi'yi hatırlamadan edemiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hezarfen Ahmet Çelebi'nin yaklaşık olarak üçyüz sene önce yaptığı tecrübe; yıllardan beri "eller aya biz yaya" tekerlemesini söyleyerek kendi değerlerini küçümseyen mazisinden habersizlerin yüzüne inen hakikat tokatlarıdır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Avrupalıların, insanın uçabileceğini hayallerinden bile geçiremedikleri zamanda Hezarfen Çelebi uçmaya muvaffak olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.Asırda yaşamış bu değerli ilim adamımızın hayatı hakkında geniş bir malumat yoktur. IV.Murad zamanında yaşadığını ve meşhur tecrübesini IV.Murad'ın da seyrettiğini bilmekteyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muhtelif ilimlerde inkişaf etmiş olan Ahmed Çelebi halk tarafından "bin fenli" mânâsına gelen "Hezarfen" lakabıyla tanınmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmed Çelebi kendisinden önce yaşamış olan İsmail Cevheri gibi uçmaya merak salmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkistan'ın Farab şehrinde doğan İsmail Cevheri, kollarına bağladığı iki düz satıhla Nişabur camiinin minaresinden aşağı atlayarak uçmayı, denemiş, fakat muvaffak olamamıştı. Bazı tarihçilere göre bu tecrübe esnasında hızla yere düşerek vefat etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmed Çelebi uçmayı inceden inceye hesap yaptıktan sonra denemiştir. Ahmed Çelebi araştırma ve tecrübelerine önce evinde başlamıştır. Ardından Okmeydanında yüksekçe yerlerden kartal kanatlarıyla rüzgarlı havalarda atlayarak tecrübelerde bulunmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaptığı bütün tecrübelerde müsbet neticeler elde eden Hezarfen Ahmet Çelebi nihayet büyük tecrübeyi yapmaya karar verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Balmumu ve kartal kanatlarından yaptığı kanatlan kullanarak Galata kulesinden atlayacak ve bir müddet uçtuktan sonra yere inecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tecrübeyi merak eden Padişah Sultan Murad da bu uçuşu seyredecektir. Kararlaştırılan lodoslu bir günde Galata kulesinin en tepe noktasına çıkan Ahmed Çelebi "Ya Allah" diyerek kendisini boşluğa bırakmış ve yapma kanatlarını çırpmaya başlamıştır. Hayret dolu bakışlar arasında uçmaya başlayan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ahmed Çelebi Üsküdar'daki Doğancılar meydanına sağ salim inmeğe muvaffak olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV.Murad bu muvaffakiyetinden dolayı Ahmet Çelebi'yi mükafatlandırmış, fakat bilahere bazı devlet ricalinin müdahalesiyle Cezayir'e sürmüştür. Hasan Çelebi'nin tecrübeleri ilk uzay çalışmalarını Müslüman Türklerin başlattıklarını gösteren müşahhas delillerdendir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Legari Hasan Çelebi de yine IV. Murad zamanında tarihte ilk defa füzeyle uçan adam unvanını kazanan tecrübeyi yapmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hasan Çelebi kendi icadı olan, elli okkalık barut macunu ile dolu, yedi kollu bir fişeği vücuduna bağlatmış ve bu fişekleri yardımcılarına ateşlettirmiştir. Fişekleri ateşlettirmeden evvel Sinan Paşa köşkünde kendisini seyreden IV.Murad'a dönerek, "Padişahım, İsa Nebiyle konuşmaya gidiyorum. Sizi Allaha ısmarladım" diye latife etmiştir. Fişeklerin ateşlenmesi üzerine süratle gökyüzüne doğru fırlayan Hasan Çelebi barutların bitmesi üzerine kollarına taktığı kanatlan açmış ve Sinanpaşa köşkü önünde denize salimen inmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;IV.Murad bu muvaffakiyeti için Hasan Çelebiyi mükafatlandırmış ve onu sipahi sınıfına kaydettirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Legari Hasan Çelebi ve Hezarfen Ahmet Çelebi gibi ilim adamlarımız, bu çalışmalarıyla, devekuşu misali başını kuma gömerek mazisine ısrarla sırt çevirenlere asırlar ötesinden âdeta şöyle haykırmaktadırlar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu tecrübeleri devam ettirseydiniz, dünyanın zevkine sefasına kapılmasaydınız, sizler de pekâla ay'a gidebilirdiniz."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1278820619078709235?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1278820619078709235/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1278820619078709235&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1278820619078709235'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1278820619078709235'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/t-r-i-h-t-e-n-s-y-f-l-r_13.html' title='T A R İ H T E N  S A Y F A L A R'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1673588451914500110</id><published>2010-07-07T12:34:00.001-07:00</published><updated>2010-07-08T11:17:17.029-07:00</updated><title type='text'>İnternette promosyon devrimi</title><content type='html'>Duyduk duymadık demeyin! Hayatın aslında sokaklarda olduğuna inanan ve bu doğrultuda yaşayanlar için yeni bir çağ başladı. Bundan böyle  sosyal hayata dair ne varsa hepsi inanılmaz promosyonlarla ayağımıza geliyor! &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünlerde ardı ardına açılan internet siteleri bize her gün farklı bir fırsatı en az yüzde 50 indirimle sunuyor. Kimi gözde bir mekanda inanılmaz fiyatlara yemekler veriyor, kimi ünlü bir spa'da masaj, kimiyse sinema bileti. Aralarındaki rekabet kızıştıkça bu durum en çok bizim işimize geliyor. Sonuçta zaten gittiğimiz mekanlara  bu sayede inanılmaz indirimlerle gitme, gitmediklerimiziyse deneme şansı yakalıyoruz. Sistem çok basit. Önce aşağıdaki sitelere üye oluyorsunuz, sonra da pusuya yatıp sizi cezbeden bir fırsatın karşınıza çıkmasını bekliyorsunuz. Hepsi bu!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Sehirfirsati.com &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;'Şehir Fırsatı' olarak ülkemize gelen 'City Deal' sistemi ve Groupon markası bugüne kadar dünyanın dört bir yanında milyonlarca tüketiciye avantaj sağlamış. Merkezi Amerika olan bu firmanın Türkiye temsilcisi sehirfirsati.com, daha önce de bir yazımda bahsettiğim gibi sosyal hayatın tüm avantajlarını ayağınıza kadar getiriyor. Sistemin en büyük avantajlarından biriyse, sadece İstanbul’da değil, tüm Türkiye’de hizmet vermesi. Sehirfirsati.com’da bugüne kadar verilen fırsatlar arasında; TAPS’te iki 50'lik bira ve  bir pizzayı 38.50 TL yerine 19.25 TL’ye yeme şansı, Akon'un İstanbul konserini 100 TL yerine 50 TL’ye izleme imkanı, Salomanje’de viski, votka ve tüm kokteyl çeşitlerini 25 TL yerine 12 TL’ye yudumlama ve AFM sinemalarında istediğimiz filmi 1 TL’ye seyretme fırsatı bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Markapon.com &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Gittigidiyor.com, Cimri.com, UzmanTv ve İstanbul.net’in kurucularının yarattığı markapon.com Haziran’ın 17’sinden beri fırsatlar sunmaya devam ediyor. Şimdilik İstanbul, İzmir, Ankara ve Adana için hizmet veren sistemde bugüne kadar Zümrüt Fotoğrafçılıkta 24 adet vesikalığı 50 TL yerine 25 TL’ye çektirme şansı, Çubuklu Hayal Kahvesi’nde 100 TL’lik rakı- balık keyfini 50 TL’ye yaşama fırsatı ve Palma d’Oro’da 40 TL’lik yemekleri 20 TL’ye mideye indirme imkanı gibi indirimler yayınlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Grupanya.com&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mayıs ayından beri hizmette olan Grupanya.com ise 30 binden fazla kişiye ulaşmış. Şu anda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Eskişehir ve Antalya’da hizmet veren Grupanya’da bugüne kadar Suada Club’da hafta içi tüm gün havuz sefasını 50 TL yerine 25 TL’ye sürme şansı, Yoga Academy’de 10 seanslık Yoga Eğitimine 320 TL yerine 40 TL’ye ulaşma imkanı ve Supperclub’da bir gecelik yemek ve gösteri’ye 100 TL yerine 50TL’ye katılma fırsatı gibi imkanlar göze çarptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Grupfoni.com&lt;/strong&gt;İnternet  alışverişinin vazgeçilmez sitesi  markafoni.com’un yaratıcılarının son projesi grupfoni.com olarak karşımızda. 'Şehir artık daha güzel' sloganıyla her gün değişik  bir fırsat sunan bu sistemde tüm Türkiye için bir şeyler var. Bugüne kadar Chinese Express'te altılı California Roll’u bir TL ’ye, Asmalımescit  Faces’ın özel kokteyl çeşitlerini 10 TL’ye ve Kuruçeşme Locca Club'ta 70 cl şişe votka + meyve suyunu 250 TL’ye sundular bile.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ekoloni.com&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Her gün bir öncekinden daha  heyecan verici  bir teklifle üyelerine ulaşan   ekoloni.com ise bir diğer avantaj sitesi. Sadece İstanbulluları mutlu etmeyi hedefleyen sistemde bugüne kadar Cevahir AVM Megaplex’te 2 TL’ye sinemaya gitme, Mehmet Tatlı'dan saç kesim, fön ve saç bakımını yüzde 50 indirimle yaptırma ve Ajda Pekkan, Ferhat Göçer ve Volkan Konak konserlerini yüzde 50 indirimle izleme şansı gibi avantajlar yayınlandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1673588451914500110?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1673588451914500110/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1673588451914500110&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1673588451914500110'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1673588451914500110'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/internette-promosyon-devrimi.html' title='İnternette promosyon devrimi'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-6999893466585086668</id><published>2010-07-06T11:21:00.000-07:00</published><updated>2010-07-06T11:35:45.422-07:00</updated><title type='text'>TARİHİMİZ</title><content type='html'>Tarihten Sayfalar adı altında 2 yazı yayınladım.Mühteşem Süleyman ve dillere destan Hürrem Sultan.&lt;br /&gt;Dün Boleyn Kızları DVD sini izledim ve kendi kendime dedim ki bu yabancılar tarihsel filim dedim mi sinekten yağ çıkarıyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz neden yapamıyoruz ki...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizde bir tarih var ki anlat anlat bitmez 1.0000 tane de filim çıkar.Ülkemizdeki yapımcılar acilen bu konuyu ele almaları gerekiyor.&lt;br /&gt;Romanları dizilere çevirmek akıllıca fikir ama Tarihimizide beyaz perdeye artık taşısak diyorum.&lt;br /&gt;Bu tarz filimlerin maliyetleri yüksek oluyor evet ama değer diye düşünüyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-6999893466585086668?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/6999893466585086668/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=6999893466585086668&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6999893466585086668'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6999893466585086668'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/tarihimiz.html' title='TARİHİMİZ'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-5507270756196181193</id><published>2010-07-06T11:15:00.000-07:00</published><updated>2010-07-06T11:21:04.591-07:00</updated><title type='text'>T A R İ H T E N S A Y F A L A R</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDN0BpaJWjI/AAAAAAAAAO8/mSL1xihScHQ/s1600/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 225px; height: 263px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDN0BpaJWjI/AAAAAAAAAO8/mSL1xihScHQ/s320/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490859942338976306" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;HÜRREM SULTAN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan ya da Hürrem Haseki Sultan (d. 1506 - ö. 1558) doğum adı: Aleksandra Lisowska, Osmanlıca adı: خرم سلطان, Avrupa'da tanındığı ad: Roxelana. Osmanlı padişahı I. Süleyman'ın eşi ve sonraki padişah II. Selim'in annesidir. Bir Osmanlı padişahıyla nikâhla evlenmiş ilk kadın olma ayrıcalığını taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kökeni:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Lehistan Krallığı'nın sınırları içerisinde bulunan Rohatyn'de doğdu. Tatar akıncılar tarafından 1520 tarihinde Rohatyn'den kaçırılmış ve daha sonra Kırım Hanı tarafından Osmanlı sarayına sunuldu[kaynak belirtilmeli].&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16. yüzyıl kaynaklarına göre kızlık ismi bilinmiyordu. Ama daha sonraki kayıtlara göre mesela 19. yüzyılın Ukrayna'daki ilk kayıtlarına göre Anastasia (Kısaca Nastia) Polonyalıların geleneğinde, Aleksandra Lisowska olarak bilinir. Genelde Hürrem Sultan ya da Hürrem balsaq sultan olarak bilinirdi; Avrupa dillerinde Roxolena, Roxolana,Roxelane, Rossa, Ruziac, Türkçe'de Hürrem (Farsça kökenliخرم Khurram), neşeli olan kişi ve (Arapçada Karima -كريمة) Soylu olan kişianlamına gelir. Roxelana, onun gerçek ismi olmayabilir ama takma adı onun Ukraynalı soyuna ait olan (Günümüze ait yaygın isim Ruslana) ve doğu slav ismi olan, Roxolany ya da Roxelany, şimdiki Ukrayna halkında 15. yüzyıldan sonra kullanılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Saraydaki yaşamı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan Portrede Sultan, saçları örgülü, tülbent sarılı başı incilerin dolaştığı hayali bir başlıkla ve sol profilden resmedilmişHürrem Sultan, sarayda özel bir eğitim gördü. Güzelliği, zekası ve becerisi ile padişahın dikkatini çekmeyi bildi. Harem kadınları ve saray ileri gelenleri arasında da kendine yer edindi. Hürrem Sultan saraya geldiğinde Kanuni'nin cariyelerinden biri olan Mahidevran Sultan'dan Mustafa isimli bir oğlu vardı. Mustafa zamanla çok sevilen bir şehzade haline geldi. Mustafa'nın Kanuni'den sonra padişah olmasına kesin gözüyle bakılıyordu. Bu da Mahidevran Sultan'ın Valide Sultan olacağı anlamına geliyordu. Oysa Hürrem Sultan her bakımdan Mahidevran Sultan'ın önüne geçti ve Kanuni'nin güven ve sevgisini kazanarak onun nikahlı eşi oldu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan kızı Mihrimah Sultan'ı Vezir-i Azam Rüstem Paşa ile evlendirerek Vezir-i Azam'la bir ittifak oluşturdu. Kanuni, yeniçeriler tarafından çok sevilen oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla öldürttü. Hürrem Sultan'ın Kanuni'yi bu kararda etkilediği inancı yaygındır. Şehzade Mustafa'nın öldürülmesinden sonra Mahidevran Sultan iyice gözden düştü. Yaşamının büyük bir bölümünü fakir olarak oğlunun mezarının bulunduğu Bursa'da geçirdi. Ancak Hürrem Sultan'ın ölümünden sonra Hürrem Sultan'ın oğlu padişah II. Selim Mahidevran Sultan'a maaş bağlattı ve oğlu Mustafa'nın türbesini yaptırttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Süleymaniye Camii avlusundaki Hürrem Sultan TürbesiDevlet yönetiminde etkili olan Hürrem Sultan, İran savaşını destekledi. Ruslar ve Lehlerle barış içinde yaşanılmasını sağladı. Bu dönemde Ruslar Kazan ve Astrahan Hanlıklarına hakim olup doğuya doğru yayılmaya başladılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan 18 Nisan 1558 tarihinde eşi Kanuni Sultan Süleyman'dan önce 52 yaşındayken öldü. Oğlu II. Selim'in tahta çıkışını göremedi. Süleymaniye Camisi Külliyesi içinde kendisi için yaptırılan türbeye gömüldü. Türbenin iç duvarları bir cennet bahçesini tasvir eden İznik çinileriyle kaplıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hayır İşleri:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan tarafından yaptırılmış İstanbul'un Haseki semtindeki Haseki HamamıHürrem Sultan İstanbul'da günümüzde onun adıyla anılan Haseki semtinde, Mimar Sinan'a Haseki Külliyesini yaptırmıştır. 1538-1550 yılları arasında inşaatı tamamlanan külliyenin içinde bir hamam, medrese ve hastane bulunmaktadır. Günümüzde T.C. Sağlık Bakanlığı Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi olarak tanınan bu hastane Türkiye'de kesintisiz hizmet vermekte olan en eski hastane olma özelliğini taşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan ayrıca Ayasofya Camii civarında yardıma muhtaç ve fakirlerin karnını doyurmak için bir mutfak yaptırtmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ölümünden Sonra:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan'ın doğduğu yer olduğu sanılan Ukrayna'ın Rohatyn kentindeki Hürrem Sultan anıtıHürrem Sultan Avrupa'da, modern Türkiye'de ve batıda birçok resim, müzik ve bale gibi tarihi çalışmalara konu olmuştur. Mesela Joseph Haydn'in 63. senfonisini örnek verebiliriz. Eserler Ukraynalılar tarafından yazılmıştır ama genelde İngilizce, Almanca ve Fransızcadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hürrem Sultan'ın doğduğu yer olduğuna inanılan Ukrayna'nın Rohatyn kentinde bir Hürrem Sultan anıtı bulunmaktadır. 2007 yılında, Ukrayna'daki bir liman kenti olan Mariupol'daki Tatarlar Hürrem Sultan'ın onuruna bir müze açmıştır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-5507270756196181193?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/5507270756196181193/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=5507270756196181193&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5507270756196181193'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5507270756196181193'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/t-r-i-h-t-e-n-s-y-f-l-r.html' title='T A R İ H T E N S A Y F A L A R'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDN0BpaJWjI/AAAAAAAAAO8/mSL1xihScHQ/s72-c/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8409068219556678362</id><published>2010-07-06T11:02:00.000-07:00</published><updated>2010-07-06T11:14:27.171-07:00</updated><title type='text'>T A R İ H T E N S A Y F A L A R</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDNyVG3avUI/AAAAAAAAAOs/gFze--FmfGY/s1600/150px-Kanuni.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 150px; height: 222px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDNyVG3avUI/AAAAAAAAAOs/gFze--FmfGY/s320/150px-Kanuni.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490858077640637762" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;I. SÜLEYMAN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I. Süleyman (Osmanlı Türkçesi: سليمان Sulaymān; Lakabı: Kanuni (Arapça: القانونى‎, El-Kânûnî), birçok batı ülkesinde daha çok Muhteşem Süleyman) (d. 27 Nisan 1495, Trabzon – ö. 6 Eylül 1566). 10. Osmanlı padişahı ve İslam halifesidir. Babası I. Selim, annesi ise Ayşe Hafsa Sultandır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;I. Selim'den 6.557.000 km 2 devraldığı Osmanlı Devleti'ni, kırk altı yılda 14.893.000 km2'ye ulaştırmıştır (Avrupa'da 1.998.000 km2, Asya'da 4.169.000 km2, Afrika'da da 8.726.000 km2 olmak üzere). Kanuni Sultan Süleyman ve Muhteşem Süleyman olarak da anılır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1520 yılında tahta çıktı.1521'de Belgrat, 1522'de Rodos, 1526'da Mohaç, 1534'de Bağdat ve Tebriz, 1538'de Boğdan'ın tamamı ve Preveze, 1541'de Macaristan'ın tamamı, 1543'de Estergon, 1553'de Safevi topraklarının bir kısmı, 1566'da Zigetvar fethedildi. Zigetvar fethedilmeden 1 gün önce 6 Eylül 1566 tarihinde ölmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çocukluk ve Gençlik Yılları&lt;/strong&gt; :&lt;br /&gt;Osmanlı Padişahı I.Süleyman, günümüzde Türkiye'nin Trabzon şehrinde 27 Nisan 1494 tarihinde doğdu.7 yaşında bilim, tarih, edebiyat, din ve askeri taktikler için İstanbul Topkapı Sarayı'ndaki okula gönderildi. Genç bir kişi iken Pargalı Damat İbrahim Paşa'nın arkadaşı oldu. 17 yaşından sonra genç Süleyman İstanbul'un ilk valisi olarak atandı. Edirne'deki kısa süren görevinden sonra Manisa'ya atandı. 25 yaşında babasının Selim'in(1512-1520) ölümü üzerine Süleyman İstanbul'a geldi ve onuncu Osmanlı Sultanı olarak tahta çıktı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman'ın erken bir tanımlaması Venedik elçisi Bartelemeo Contari 'nin gelişinden birkaç hafta sonra elde ediliyordu. Contari, " O yirmi beş yaşında, uzun fakat sırım gibi ve kibar görünüşlü. Boynu ince çok uzun, yüzü ince, burnu kartal gagası gibi kıvrık. Gölge gibi bıyık ve küçük sakalı var. Bunlara rağmen hoş çehreli. Derisi solgunluğa meyilli. Çalışmaya düşkün, bilgili, mahir bir efendi olacağı söylenir. Bütün insanlar onun hükümdarlığında iyilik umut ediyor." ifade etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Süleyman, İskender'in dünya imparatorluğu kurma vizyonundan etkilendi, bu düşünce onu Avrupa'da olduğu kadar Asya, Afrika'da da seferlerde bulunmaya zorladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Savaşları&lt;/strong&gt; :Tahta çıktıktan bir yıl sonra Belgrad'ı fethetti (1521), ertesi yıl ise Rodos'u aldı (1522).Mohaç seferini düzenleyen Süleyman 29 Ağustos 1526'da Macar ordusunu 2 saat kadar kısa bir sürede yenerek Macarlar'a ağır bir darbe vurup; Budin'i kısa bir süre sonra da Viyana'yı kuşattı (1529 I. Viyana Kuşatması). Bu savaşta çok dahice bir plan uygulamıştır. Önce Macarların üstüne saldırmasını beklemiş sonra bozguna uğradığı görüntüsü vererek Macarları ormana doğru çekmiş ve çalıların arasına yerleştirilen 300 top birden Macar piyadelerinin üstüne ateş edildi. Bu savaşlar sonucunda Macaristan egemenlik altına alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonraki yirmi yıl içinde Kuzey Afrika, Orta Doğu ve İran'dan geniş bölgeler Osmanlı egemenliğine alındı. Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir ve Kuzey Afrika'yı alarak Akdeniz'i bir Türk gölü haline getirdi. Doğuda ise İran'la yapılan savaşlar sonunda Tebriz alındı. 1562'da Transilvanya bölgesi alındı. Son savaşı olan Zigetvar seferinde Zigetvar kalesini kuşatılması sırasında ölen I. Süleyman'ın cenazesi Mimar Sinan'a yaptırtmış olduğu Süleymaniye Camii'nin avlusundaki türbeye gömüldü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kişiliği&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;I. Süleyman'nın TuğrasıFrenk diyarına yaptığı savaşlarda büyük başarılar kazanan I. Süleyman, bu sayede Batı devletleriyle özellikle de Fransa'yla yakın siyasi ilişkiler kurmasına yol açmıştır. Fransa'ya verilen ve ileriki yıllarda Osmanlı'nın ekonomik yönden çökmesine yol açan kapitülasyonlar da I. Süleyman zamanında tanınmıştır ancak bu kapitülasyonların verildiği antlaşmada Kanuni Sultan Süleyman bir şart eklemiştir,"Kapitülasyonlar sadece 2 hükümdarın(Fransız kralı ve Kanuni)hayatı boyunca geçerli olacaktır.Yani 2 hükümdarda ölürse kapitülasyon antlaşması geçersiz sayılacaktır.Ancak Kanuni öldükten sonra fransız hükümeti bu çok değerli ve karlı kapitülasyonları kaybetmemek ve sürekli hale getirmek amacıyla osmanlı hükümetine baskı yapmış ve başarılı olmuştur. 46 yıllık saltanat hayatı boyunca Osmanlı uygarlığı büyük gelişme göstermiş hukuk, matematik, mimarlık ve nakkaşlık alanlarında yetişen bilim ve sanat adamlarının yarattığı eserler kültür tarihimizin başyapıtları olarak yerlerini almışlardır. I. Süleyman padişahlığı döneminde devleti yetenekli devlet adamlarıyla birlikte yönetmiş ve dünyanın en büyük imparatorluğu haline getirmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kanuni'nin en ünlü şiiri:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; « Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saltanat didükleri ancak cihan gavgasıdır&lt;br /&gt;Olmaya baht u saadet dünyada vahdet gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ko bu ıyş u işreti çün kim fenadur akıbet&lt;br /&gt;Yâr-ı baki ister isen olmaya tâat gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olsa kumlar sagışmca ömrüne hadd ü aded&lt;br /&gt;Gelmeye bu şîşe-i çarh içre bir saat gibi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ger huzur itmek dilersen ey Muhibbî fârig ol&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olmaya vahdet cihanda kûşe-i uzlet gibi » &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Ailesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Kanuni Sultan Süleyman'ın son zamanlarına ait bir minyatür (Topkapı Müzesi)2 eşinden 8 oğlu ve 1 kızı olmuş, ancak oğullarından sadece 4'ü 1550'lere kadar sağ kalabilmiştir. Bunlar -yaş sırasıyla- Mustafa, Selim, Bayezid ve Cihangir'dir. Mustafa hariç tüm çocuklarının annesi Hürrem Sultan'dır.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;Şehzade Mustafa Olayı&lt;/strong&gt;Şehzade Mustafa, I. Süleyman'ın Mahidevran Sultan'dan olan ilk çocuğudur. Şehzade Mustafa yetişkinliğe ulaşınca Osmanlı geleneğine uyarak Amasya'ya vali olarak gönderildi. Gene gelenek olduğu üzere annesi Mahidevran Sultan da oğluyla birlikte Amasya 'ya gitti. Şehzade Mustafa'nın I. Süleyman'ın en büyük oğlu olması ve sevilen bir şehzade olması nedeniyle babasından sonra tahta çıkması bekleniyordu. Ancak Süleyman 1553 yılında oğlu Mustafa'yı kendisini tahttan indirmeyi planladığı inancıyla Ereğli ovasında boğdurttu. Hürrem Sultan'ın I. Süleyman'ı bu kararında etkilediği inancı yaygındır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer adı, kendi tabiri ile:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ben ki Sultan-i salâtin-i zaman burhân-i havakın-i avân tâc-bahs-i husrevân-i cihan zillullâhi'1-meliki'l-mennân Akdeniz'in ve Karadeniz'in ve Rumeli'nin ve Anadolu'nun ve Şam ve Halep ve Karaman ve Rûm'un ve vilâyeti-i Dulkadriye'nin ve Diyârbekir'in ve Azerbaycan ve Van'ın ve Budun ve Tamisvar vilâyetlerinin ve Mısır'ın ve Mekke'nin ve Medine'nin ve Kudüs'ün ve Halilü'r-Rahmânin külliyen diyâr-i Arab’ın ve Yemen'in ve Bağdad ve Basra ve Cezayir vilâyetlerinin ve dahi nice memleketlerin ki âbâ-i kiram ve ecdâd-i izamim -enârallâhü berâhinehüm- kuvvet-i kahire ile fetheyledikleri ve cenabı-i celalet-meâbim dahi tig-i âtes-bâr simsîr-i zafernigârim ile fetheyledigim nice diyarın sultanı ve pâdişâhı hazret-i Sultan Bâyezıd oğlu Sultan Selim Han oğlu Sultan Süleyman Şah Hân'ım"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Piri Reis'in idam fermanını vermesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Mısır Kaptanı Piri Reis 1552'de Umman ve Basra üzerine 30 gemiyle çıktığı seferde, Hürmüz Kalesi'ni kuşatmıştı. Portekizlilerden aldığı haraç karşılığı kuşatmayı kaldırdı ve donanmasıyla Basra'ya döndü. Tamire muhtaç donanmayı orada bırakıp ganimet yüklü üç gemi ile Mısır'a döndü, gemilerden birisi yolda battı. Donanmayı Basra'da bırakması kusur sayıldığı için Mısır'da hapsedildi. Basra valisi Kubat Paşa'ya ganimetten istediği haracı vermemesi, Mısır Beylerbeyi Mehmet Paşa'nın politik hırsı yüzünden hakkında padişaha olumsuz rapor verildi ve dönemin padişahı Kanuni Sultan Süleyman'ın fermanı üzerine 1554'te boyunu vurularak idam edildi. İdam edildiğinde 80 yaşının üzerinde olan Piri Reis'in terekesine devletçe el konuldu.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8409068219556678362?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8409068219556678362/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8409068219556678362&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8409068219556678362'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8409068219556678362'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/i.html' title='T A R İ H T E N S A Y F A L A R'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDNyVG3avUI/AAAAAAAAAOs/gFze--FmfGY/s72-c/150px-Kanuni.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-2530077130671532044</id><published>2010-07-05T12:23:00.001-07:00</published><updated>2010-07-05T12:42:39.855-07:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDIxXCNbkhI/AAAAAAAAAOk/wAiWcYkTY-Y/s1600/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 180px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDIxXCNbkhI/AAAAAAAAAOk/wAiWcYkTY-Y/s320/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5490505167518011922" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Milan'da top koşturan Brezilyalı yıldız futbolcu Ronaldinho'yu görenler, gözlerine inanamadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geçtiğimiz sezonun yorgunluğunu ülkesinde Rio de Janeiro'da atan Milanlı futbolcu, plajda çocuklarla top oynadı. Bu sırada basın mensuplarına da poz veren 30 yaşındaki oyuncunun aşırı kiloları dikkat çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ronaldinho'ya şaşıran hayranları, süperstarın göbeğine bakarak, 'Bu gerçekten Ronaldinho mu?' der gibi bir bakış attılar.&lt;br /&gt;MİLLİYET HABER&lt;br /&gt;nasıl yani dedim haberi okuduğumda çok severim ben bu futbolcuyu komik,sevimli,müzib bir suratı var :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-2530077130671532044?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/2530077130671532044/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=2530077130671532044&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2530077130671532044'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2530077130671532044'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/milanda-top-kosturan-brezilyal-yldz.html' title=''/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TDIxXCNbkhI/AAAAAAAAAOk/wAiWcYkTY-Y/s72-c/ronaldinho-gorenleri-saskina-cevirdi-725190.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-2100046623617555333</id><published>2010-07-02T13:16:00.000-07:00</published><updated>2010-07-02T13:51:21.680-07:00</updated><title type='text'>Y A Y 'IM BEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TC5O2IvZqQI/AAAAAAAAAOM/0wCbS-lnJcc/s1600/Yay-Burcu.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 219px; height: 320px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TC5O2IvZqQI/AAAAAAAAAOM/0wCbS-lnJcc/s320/Yay-Burcu.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5489411687777413378" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yay Ateş + Değişken (23 Kasım – 21 Aralık) &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tanımlayan söz:&lt;/strong&gt; Kendimi yeni ufuklarda arıyorum&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Olumlu ve yapıcı kullanıldığında: &lt;/strong&gt;Yeniliğe açık, felsefi, hareketli ve özgürlüğüne düşkün, iyimser ve inançları güçlü, başkalarına ilham veren, geniş düşünen&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yönetici gezegeni:&lt;/strong&gt; Jüpiter &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elementi:&lt;/strong&gt; Ateş&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mitolojisi:&lt;/strong&gt; Bu burcun figürlerini tarihte tam olarak belirlemek zordur. Babilliler onu savaş tanrısı Nergal olarak ifade etmişlerdir. Okçu simgesi yarı insan- yarı beygir biçiminde görülür. Bu figürün yunan mitolojisindeki karşılığı santorlar ve özellikle Kiron'dur. Kiron, Pelion dağında kılıç kuşanmış, Herkül'ün okları tarafından kalçasından yaralanarak dayanılmaz acılar yaşamıştır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Vücutta karşı geldiği bölge:&lt;/strong&gt; Kalçalar, baldırlar&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Rengi:&lt;/strong&gt; Koyu mavi, mor&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Metali:&lt;/strong&gt; Kalay&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Taşı:&lt;/strong&gt; Topaz&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İlişkilerinde eğilimleri:&lt;/strong&gt; Yay’lar yakın beraberliklerinde özgürlük ve deneyimlere açık olmayı arzu ederler. Onlar için bir beraberlik kısıtlayıcı olmamalı, her iki tarafı da besleyen bir yolculuk gibi olmalıdır. Yay özgürlüğüne fazlasıyla düşkün ve kendi görüşlerinde de sağlam kalmak ister. Onunla bir beraberlikte, siz de maceraya açık olmalı ve iyimser bir tutum sergilemelisiniz. Yay’lar onları entelektüel açıdan besleyen ve sürekli meşgul edebilen kişilerle beraber olmayı arzu edeceklerdir. Eğer fazla ağır ve risk almayı sevmeyen bir karaktere sahipseniz, bu beraberlik çok uzun ömürlü olmayabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Avantajları:&lt;/strong&gt; Yay burcu hayatınıza iyimserlik ve yeniliklere açıklık katar. Onunla beraberken olaylara daha farklı bir gözle bakmayı öğrenebilirsiniz. Yay size ilham ve hayatınıza renk katacaktır. Aynı zamanda iyimserliği sayesinde sizi daha neşeli ve pozitif de kılabilir. Onunla beraberlik asla sıkıcı değil hatta fazla hareketli olabilir. Yay burcunun bilgiye açık olması ve genel olarak uyumlu karakteri sayesinde yenliklere açık hale gelebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Zayıflıkları: &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yay erkil, maceraperest ve risk almaktan, hayata açık durmaktan keyif alan bir burçtur. Burcun sembolünde ileri doğru atılan ok, bu burcun geçmişi değil, geleceğe yönelik olduğunu gösterir. Pozitif ve hayatı olduğu gibi kabul eden tutumları ile Yay’lar keyif veren, geniş görüşlü ve eğlendirici partnerlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yay’lar aşkta da deneyimci ve kendilerini kısıtlamayan beraberlikleri tercih ederler. Hatta bu alanda oldukça dürüst ve dosdoğru hareket ettikleri için, daha muhafazakar kişiler için fazla hareketli ve açık bulunabilirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yay ilişkilerinde hareket ve heyecan olduğu kadar yenilik, bilgi ve bilgelik de arar. Bu nedenle entelektüel açıdan onları doyuracak, canlı ve özgür düşünceye önem veren kişilerle çok daha rahat edeceklerdir. Pek çok Yay, giriştikleri konuyu sadece teorik biçimde değil, doğrudan deneyimleyerek öğrenmek ister. Özgür ve açık tutumlarıyla onlar, kasvetli ve kötümser bakış açılarından uzakta kalmak isteyeceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yay Kadını’nın yaklaşımı:&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ateş elementinin bu hareketli kadını fiziksel çekiciliğinin yanı sıra entelektüel gücü ve çok boyutlu yaklaşımı ile son derece etkileyicidir. Ancak onun size sürekli bağlı kalmasını istiyorsanız, çok daha fazla çaba sarf etmeniz gerekir. Zira Yay kadını çoğu zaman kendi bildiği yolda gitmek isteyen özgürlüğüne de bir o kadar düşkün bir bayandır. Onu fiziksel açıdan cezbetmiş olsanız da, o sizden görüşlerine de önem vermenizi isteyecek ve sık sık sizi test etmeye bakacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yay kadını düşünen ve görüşlerini hararetli biçimde savunan, bir çeşit amazonvari bir kadın olabilir. İyi huylu ve iyimser görünümüne karşın, kendi görüşlerine karşı gelindiğinde siz de hazırlıklı olmalısınız. Tartışmaya her zaman açıktır ve güçlü düşünceleriyle sizi kolayca ikna edecektir. Eğer kendini kısıtlanmış hissederse, onu bir daha göremeyebilirsiniz. Cesur ve kendi ayaklarında durmak istemesi onun boyun eğmeyeceğini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yay kadını bir Yengeç ya da Boğa gibi ideal bir anne olamayabilir ancak son derece teşvik edici, toleranslı ve geniş görüşlüdür. Çocuğunun gelişimini yakından takip edecek ve çok fazla müdahale etmeden yardımcı olmaya çalışacaktır. Ancak haritasında su elementi çok zayıf olan Yay kadınları daha baskın ve iddiacı özelliklerinden dolayı ilişkilerinde problemler yaşayabilirler. Fazla deneyimci olmaları yüzünden onları anlayan ve gerektiğinde özgür bırakabilecek partnerlere ihtiyaç duyarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Venüs Akrep ya da Oğlak burcundaysa, bu durum aşk hayatına daha kararlı ve tutkulu bir eğilim getirebilir. Bu Yay kadını daha kararlı ve duygusal açıdan dengeli olabilir. Ancak Venüs Kova ya da Yay burcunda ise, bu Yay kadının bağlanması fazlasıyla güç olabilir. Bu konum evliliği geciktirebilir ya da önemsememelerine yol açabilir.  Bu Yay kadını için evlenmek adeta bir hapis gibi olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-2100046623617555333?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/2100046623617555333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=2100046623617555333&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2100046623617555333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2100046623617555333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/07/y-y-im-ben.html' title='Y A Y &apos;IM BEN'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TC5O2IvZqQI/AAAAAAAAAOM/0wCbS-lnJcc/s72-c/Yay-Burcu.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-7415013206623074548</id><published>2010-06-30T11:13:00.000-07:00</published><updated>2010-06-30T11:15:29.128-07:00</updated><title type='text'>Dunning-Kruger Sendromu</title><content type='html'>Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?&lt;br /&gt; Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp&lt;br /&gt;"Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdiniz mi?&lt;br /&gt;Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:  &lt;br /&gt;"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."&lt;br /&gt;Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:&lt;br /&gt;  · Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; · Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; · Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt; · Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bitmedi...&lt;br /&gt;  &lt;br /&gt;Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı ve klasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi...&lt;br /&gt;Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.&lt;br /&gt;Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "en alçakgönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı. &lt;br /&gt;Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:&lt;br /&gt;"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!&lt;br /&gt;Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.&lt;br /&gt;'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.&lt;br /&gt;Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler...&lt;br /&gt;Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçakgönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler...Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler... Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ile suçlanırlar..."&lt;br /&gt;Ne olur fazla mütevazi olmayın!...&lt;br /&gt;"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti...&lt;br /&gt;Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin Ig Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı". &lt;br /&gt;Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:&lt;br /&gt;"Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-7415013206623074548?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/7415013206623074548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=7415013206623074548&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/7415013206623074548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/7415013206623074548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/06/dunning-kruger-sendromu.html' title='Dunning-Kruger Sendromu'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8231013879543883270</id><published>2010-06-29T11:39:00.000-07:00</published><updated>2010-06-29T12:02:07.440-07:00</updated><title type='text'>A L A C A K A R A N L I K</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCo-8Fu2bRI/AAAAAAAAAN0/eSETXy6wbI8/s1600/a264.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 220px; height: 280px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCo-8Fu2bRI/AAAAAAAAAN0/eSETXy6wbI8/s320/a264.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5488268297956125970" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Hayatımda ağladığım sayılı filimlerden bir taneside Alacakaranlık'tır.&lt;br /&gt;Belki 50 defa izlemişimdir gene izlerim...İkincisi vizyona girdiğinde beklentilerimi pek karşılamadı ama olsun genede harikaydı veeeee sonunda devamı geldi nihayet, dört gözle bekliyordum:)&lt;br /&gt;Merak edenler için filim hakkında detaylı bilgi topladım ama benim fikrimi sorarsanız mutlaka izlemelisiniz derim:)&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Proje gelişimi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;2008'de Kasım'ın başlarında Summit Stephenie Meyer'in Alacakaranlık serisindeki diğer kitapları Yeni Ay, Tutulma ve Şafak Vakti'nin haklarını aldığını açıkladı.22 Kasım 2008'de Alacakaranlık'ın gösterime girmesinden bir gün sonra Summit Yeni Ay filminin çekimlerine başlanacağını doğruladı. Meyer bu konudaki düşüncesini "Summit Entertainment ile yaşadığım pozitif tecrübenin, kitabı filme uyarlanmış başka bir yazarın herhangi bir film yapımcısı ile yaşadığını sanmıyorum ve Yeni Ay ile bir kez daha onlarla çalışma şansım olduğu için mutluyum" şeklinde belirtti.Melissa Rosenberg senaryo üzerinde çalışmaya serinin ilk filmi Alacakaranlık gösterime girmeden önce başladı ve Alacakaranlık'ın gösterime girdiği ilk hafta sonunda Yeni Ay için yazdığı taslak senaryoyu teslim etti.&lt;br /&gt;Aralık ayının başında Alacakaranlık'ın yönetmeni Catherine Hardwicke'in devam filminde yer almayacağı açıklandı. Hardwicke projeden ayrılmasının zamanla ilgili olduğunu belirterek zamanlama nedeniyle olan bu sonuç için üzgünüm, Yeni Ay'ı yönetme fırsatım olmayacak. Alacakaranlık'ı yönetmek hayatımın en büyük tecrübelerinden biriydi ve hayranların gösterdiği tutkulu destek için de minnettarım. Summit'tekilerin devam filmi ile iyi bir iş çıkarmalarını diliyorum. Bu büyük bir hikaye" dedi.13 Aralık 2008'de Altın Pusula'nın (The Golden Compass) yazarı ve yönetmeni ve Amerikan Pastası'nın (American Pie) ortak yönetmeni Chris Weitz ile Yeni Ay'ın yönetmenliğı için anlaşıldığı açıklandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oyuncu seçimi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Jacob Black'in Alacakaranlık ve Yeni Ay arasındaki fiziksel değişimi sebebiyle, Weitz devam filminde Taylor Lautner'i değiştirerek yerine yeni ve daha iri Jacob Black'i canlandırabilecek başka bir aktör kullanmaya karar verdi.Rolünü korumak isteyen Lautner, Alacakaranlık filminin çekimleri bittiğinden beri çok çalıştığını ve 8,5 kilo aldığını ve 4,5 kilo daha almak konusunda Weitz'e garanti verdiğini belirtti.Ocak 2009'da Weitz ve Summit Lautner'in Yeni Ay'da da rolünü oynamaya devam edeceğini açıkladı. Bir röportajında Kristen Stewart, Lautner'in dönüşümü hakkında konuşurken onun için "fiziksel olarak tamamen farklı biri oldu" yorumunu yaptı.&lt;br /&gt;Mart 2009 sonunda Summit, Lautner'in yanında kurt sürüsünde yer alan diğer karakterleri canlandıracak oyunculara ait bir liste yayınladı. Quileute kabilesindeki diğer oyuncu kadrosunun kasting yönetmeni daha önce de kadrosunda büyük oranda Amerikan yerlilerinin bulunduğu Kurtlarla Dans (Dances with Wolves) ve Kalbimi Oraya Gömün (Bury My Heart at Wounded Knee) gibi filmlerde de çalışan Rene Haynes'di.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Çekimler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yeni Ay için yapım öncesi çalışmaları Aralık 2008'de başladı.Çekimlerin 23 Mart 2009'da Vancouver'da başlanmasına karar verildi,ancak planlanandan birkaç gün önce başladı. Montepulciano, İtalya'daki çekimlerin başlangıç tarihi olarak da Mayıs 2009 sonu belirlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Oyuncular ve karakterler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Cullenler ve Swanlar &lt;br /&gt;Kristen Stewart, Bella Swan: Vampir Edward Cullen'e aşık olan genç kız. Edward'a o kadar büyük bir aşkla bağlı ki onun halisülasyonlarını görmek için ölümü göze alıyor.Edward onu terk ettiğinde yaşamı aniden allak bullak oluyor.&lt;br /&gt;Robert Pattinson, Edward Cullen: Bellanın sevgilisi olan vampir. Bellayı kimsenin sevemeyeceği kadar seviyor. Cullen ailesinin en yakışıklısı ve en hızlısı. Aynı zamanda düşünceleri okuyabilme yeteneğine sahip (bella hariç).&lt;br /&gt;Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Cullen ailesinin lideri.&lt;br /&gt;Elizabeth Reaser, Esme Cullen:Carlisle'in eşi.&lt;br /&gt;Ashley Greene, Alice Cullen:Cullen ailesinin, insanların aldığı kararlardan geleceğini görebilen üyesi. Edward'ın en sevdiği kardeşi.&lt;br /&gt;Jackson Rathbone, Jasper Hale:Cullen ailesinin duyguları yönlendirebilen üyesi. Alice'in sevgilisi. Rosalie'nin kardeşi. Ve doğumundan yüzyıllar sonra diyeti uygulamaya başladığı için diğer vampirler gibi rahat olamıyor.&lt;br /&gt;Nikki Reed, Rosalie Hale:Dünyanın en güzel insanı olarak nitelendirilen Cullen ailesi üyesi.&lt;br /&gt;Kellan Lutz, Emmett Cullen:Cullenlerin en güçlü,en uzun ve en komik üyesi. Edward'ın en sevdiği kardeşi. Rosalie'nin nişanlısı.&lt;br /&gt;Billy Burke: Charlie Swan:Bella'nın babası ve Forks'un polis şefi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Quileute kabilesi&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Taylor Lautner, Jacob Black:Bella'nın eski bir çocukluk arkadaşı ve Bella'ya aşık. Bella'nın Edward'ı ne kadar çok sevdiğini bile bile vazgeçmiyor. Aynı zamanda quileute kabilesinin en yakışıklı üyesi.&lt;br /&gt;Chaske Spencer, Sam Uley: Kurt sürüsü lideri.&lt;br /&gt;Tyson Houseman, Quil Ateara: Jacob'un en iyi arkadaşlarından biri ve ileride sürü üyesi.&lt;br /&gt;Alex Meraz, Paul: İrade problemleri yaşayan bir kurt sürüsü üyesi.&lt;br /&gt;Kiowa Gordon, Embry Call: Jacob'un en iyi arkadaşlarından biri.&lt;br /&gt;Bronson Pelletier, Jared: Bir kurt sürüsü üyesi.&lt;br /&gt;Tinsel Korey, Emily Young: Sam'in sevgilisi ve kurt sürüsündeki anne figürü.&lt;br /&gt; Göçebe vampirler [değiştir]&lt;br /&gt;Rachelle Lefèvre, Victoria:Erkek arkadaşı James'in öcünü almak için Bella'yı öldürmek isteyen bir vampir.&lt;br /&gt;Edi Gathegi, Laurent:Bella'yı öldürmeye çalışan bir vampir.Kurt sürüsü tarafından Bellaya saldırırken öldürülmüştür.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Volturiler&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Michael Sheen, Aro: Eski bir İtalyan vampir klanı olan Volturilerin lideri.&lt;br /&gt;Jamie Campbell Bower, Caius: Eski bir İtalyan vampir klanı olan Volturilerin liderlerinden ve hikayenin önemli karakterlerinden biri. Kendi çekimlerine Haziran 2009'da başlayacak olan Campbell Bower kitabı daha önce hiç okumadığını ancak Alacakaranlık serisinin parçası olunmak istenecek en büyük hikaye olduğunu belirtti.&lt;br /&gt;Christopher Heyerdahl, Marcus:Bütün varlıkların duygularını anlayabilen vampir.&lt;br /&gt;Dakota Fanning, Jane:Acı yanılsamaları ile insanlara işkence yapabilme yeteneğine sahip bir vampir.&lt;br /&gt;Cameron Bright, Alec: İnsanların ve vampirlerin duygularını yok edebilme yeteneğine sahip bir vampir aynı zaman da jane'in ikiz kardeşi.Gücü Jane'inkinin antidotu. İnsanları ve vampirleri uyuşturur. Volturilerin en yakışıklısı.&lt;br /&gt;Charlie Bewley, Demetri: Bir Volturi koruması.&lt;br /&gt;Daniel Cudmore, Felix:&lt;br /&gt;Noot Seear, Heidi:İnsanların kanını içmeleri için onları Volturi vampirlerine taşıyan bir vampir.&lt;br /&gt;Justine Wachsberger, Gianna:Volturilerin spikeri ve sekreteri.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Diğer&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Anna Kendrick, Jessica Stanley:Bellayı kıskanan arkadaşı.&lt;br /&gt;Justin Chon, Eric Yorkie:Bella'nın arkadaşı.&lt;br /&gt;Christian Serratos, Angela Weber:Bella'nın en sevdiği arkadaşı.&lt;br /&gt;Michael Welch, Mike Newton:Bellaya aşık olan fakat bella Edward'ı sevdiği için Jessica ile sevgili olan kişi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8231013879543883270?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8231013879543883270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8231013879543883270&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8231013879543883270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8231013879543883270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/06/l-c-k-r-n-l-i-k.html' title='A L A C A K A R A N L I K'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCo-8Fu2bRI/AAAAAAAAAN0/eSETXy6wbI8/s72-c/a264.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1391044796423036764</id><published>2010-06-25T12:24:00.000-07:00</published><updated>2010-06-25T13:21:03.433-07:00</updated><title type='text'>N İ K A H  M A S A S I</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCUEXgjuV-I/AAAAAAAAANk/wIab9_nC5-U/s1600/DSC02860.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCUEXgjuV-I/AAAAAAAAANk/wIab9_nC5-U/s320/DSC02860.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5486796522944092130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;13 Haziran 2010&lt;br /&gt;Sevgili arkadaşım Şebnem Dünya evine girdi.&lt;br /&gt;Bende Nikah şaidi oldum :) düğün günü bana ''ona hep uğur getirdiğimi ve dünya evine girerken şaitliğini benim yapmamı istediğini söyledi'' tabi bende seve seve yapdım...&lt;br /&gt;Mutluluklar arkadaşımın olsun o benim 10 yıllık arkadaşım İstanbula geldiğim yıllardan bu yana hep beraberdir.Kah güldük kah ağladık, hep dosttuk,hiçbir zaman birbirimizi kırmadık hep birbirimizin arkasını kolladık...&lt;br /&gt;Nikah Masası ne tuhaf geldi bana şaid sandalyesine oturupta kalkana kadar nasıl terlediysem elbisem üzerime yapışmıştı artık :) Ben böyle heyecanlandıysam Gelinle Damadın durumunu düşünemiyorum bile:)&lt;br /&gt;Canım arkadaşım şimdi aile kurdu ilerde çocukları olacak sevgiyle büyütecek evlatlarını o herşeyin en güzeline layık... &lt;br /&gt;Bende birgün arkadaşım gibi sevdiğim adamla evlenmek ,mutlu bir ömür geçirmek istiyorum:)  İ S T İ Y O R U M :)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1391044796423036764?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1391044796423036764/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1391044796423036764&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1391044796423036764'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1391044796423036764'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/06/n-i-k-ah-m-s-s-i.html' title='N İ K A H  M A S A S I'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TCUEXgjuV-I/AAAAAAAAANk/wIab9_nC5-U/s72-c/DSC02860.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-5533407038523391790</id><published>2010-06-22T11:16:00.000-07:00</published><updated>2010-06-23T13:03:43.338-07:00</updated><title type='text'>Onlara, OHAL değil, daha fazla açılım verin</title><content type='html'>&lt;strong&gt;23 Haziran 2010 - Mehmet Ali BİRAND yazısıdır.Lütfen okuyalım bunlar yaşadığmız bu toprakların gerçekleri,ülkemizin acıları...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu sıralarda hepimiz çok kızgınız.&lt;br /&gt;Kızgın iken sağlıklı karar verilemez. Oysa özellikle şimdi, soğukkanlı davranmaya en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz.&lt;br /&gt;PKK, Türkiye’nin Uluslararası Konjonktürdeki sıkışıklıklarını değerlendirmiş, içerdeki durumu da çok elverişli görmüş olacak ki, kendini yakma pahasına ortaya atılıverdi.&lt;br /&gt;Kendini yakma pahasına diyorum, zira hiçbir şey elde edemeyeceklerini çok iyi biliyorlar. Onlar için, ellerindeki militanları heba etmenin bir cezası yok ki. Kimseye hesap vermiyorlar. Tek amaçları, Türkiye’nin canını yakmak, kamuoyu sinirlendirmek ve bizi fevri davranmaya zorlamak... Doğrusu, şu birkaç gündür yaşananları izleyince, az da olsa başarı kazandıklarını söyleyebiliriz.&lt;br /&gt;OHAL'in geri gelmesi, PKK'ya çok yarar sağlar&lt;br /&gt;PKK yöneticilerinin kendilerine göre birçok hesapları vardır, ancak benim görebildiğim iki önemli hedefi var.&lt;br /&gt;En başta gelen hedef, halkın sinirlerini bozmak, iktidarı telaşlandırmak ve Olağanüstü Hal (OHAL)  uygulamasının bölgeye geri getirilmesini sağlamak.&lt;br /&gt;Düşünün, 1990’lardaki önlemlere dönülecek ve Güneydoğu askeri yönetime terkedilecek. &lt;br /&gt;İnsanlar bir yerden bir yere gidemeyecek. &lt;br /&gt;PKK’ya destek verdiğinden kuşkulanılan köyler sökülecek, kimileri yakılıp yıkılacak. İnsanlar göçe zorlanacak.&lt;br /&gt;Faili meçhul cinayetler başlayacak.&lt;br /&gt;Sorgusuz sualsiz insanlar tutuklanacak.&lt;br /&gt;Bölgede nefes alınamayacak.&lt;br /&gt;Biz bu filmi daha önce, 90’larda yaşadık. PKK eğer gücünü arttırabildiyse, işte bu uygulamalar sonucunda başarmıştır. &lt;br /&gt;PKK’nın istediği, ümidi, rüyası budur.&lt;br /&gt;Daha fazla kan aksın, daha fazla çatışma olsun. &lt;br /&gt;Eskiye dönülsün ki, asker baskısı artsın, bölge halkı öylesine bir baskı altına alınsın ki, tekrar eskisi gibi isyan etsinler. Hergün çatışma yaşansın. Bu sayede de PKK’nın bölge halkı üstündeki denetimi artsın.&lt;br /&gt;Allahtan bu oyunu ilk gören Genelkurmay Başkanı oldu. OHAL’e “şimdilik gerek bulunmadığını söyledi” içimizi rahatlattı.  Başbakan da bu konuda aynı görüşü paylaştı.  Ancak PKK bu işin peşini bırakmayacaktır.  Onlar vurdukça kamuoyunun çeşitli kesimlerinden  “OHAL’i isteriz” çığlıkları yükselecektir. Benim korkum  kamuoyu baskısıyla bu noktaya gelinmesidir.&lt;br /&gt;Şimdi yine bu tuzağa mı düşeceğiz, yoksa iktidarın başlatıp, yeterince cesur davranamadığı için yürütemediği Açılım’ı daha da genişleterek tekrar devreye mi sokacağız.&lt;br /&gt;PKK terörünün sadece silahla çözümleneceğine inanan savaş taraftarları bu yaklaşıma kesin karşı çıkacaklardır.&lt;br /&gt;Oysa çok yanılıyorlar. &lt;br /&gt;Terör örgütlerini, tabanlarından ayıran tek unsur daha fazla demokrasi, daha fazla Açılım’dır.&lt;br /&gt;Şimdi, gelin eskiyi bir yana bırakalım. Erdoğan-Atalay ikilisinin yeterince etkili olamadıklarının hesaplaşmasını, ilerde seçimlerde yaparız.&lt;br /&gt;Şimdi, gelin silahlı mücadele kadar Açılım’a asılalım.&lt;br /&gt;PKK’yı savaş besler, bölge halkıyla ilişkisini yoğunlaştırır.&lt;br /&gt;Doğru dürüst bir Açılım ise, tam aksine PKK’nın elini kolun kırar.&lt;br /&gt;Gelin, oy korkusunu bir yana bırakıp ortak bir cesaret gösterelim ve üstlerine gidelim. Terörle mücadele de, başka ülkelerin yapamadıklarını biz yapalım.&lt;br /&gt;Tüm suçu İsrail ve ABD'ye yükleyip kendinizi aldatmayın...PKK’nın önümüzdeki yola açtığı ve hepimizin içine düşmemizi istediği diğer bir tuzak da, bütün bu yaşananların tümünün bir “Uluslararası bir komplo’dan” kaynaklandığına inanmamızdır. &lt;br /&gt;Elle tutamadığımız, nereden çıktıklarını, nasıl hareket ettiklerini bilemediğimiz bu yabancı güçlerin, ülkemize komplo kurduğuna ve herşeyin bu uzanamadığınız yabancılar tarafından organize edildiğine inandığımız anda, çukura düşeriz.&lt;br /&gt;Bu yaklaşım çok basittir.&lt;br /&gt;Herşeyi “bilinen yabancı güçlere” fatura edersiniz. Sizin hiç yanlışınız yokmuş gibi davranırsınız. Kendi kendinizi sorgulamaktan kurtulursunuz.&lt;br /&gt;“Türkiye baş kaldırıyor. Bağımsız hareket ettiği için, buna tepki gösteren İsrail ve Amerika el ele verdiler. PKK’yı taşeron olarak kullanmaya başladılar” dediniz mi, rahatlarsınız.&lt;br /&gt;Suçu başkalarına çıkardınız mı, hesap verme sorumluluğunuz da azalır. İşin ucunu kaçırırsınız. Alınacak iç önlemlere kafa patlatmak, riskler almak yerine, sırtınızı komplo teorilerine dayadınız mı, kamuoyunun dikkatini o tarafa yönlendirip, paçayı kurtaracağınızı sanarsız. &lt;br /&gt;Oysa, işte en tehlikeli tuzak budur.&lt;br /&gt;Böylece, sadece içerde terörle uğraşmakla kalmaz, dışarda da kendinize açıkça yeni düşmanlar edinmiş olursunuz.&lt;br /&gt;Yeni yabancı düşmanlar yaratmayalım...&lt;br /&gt;Doğrudur, PKK’yı taşeron olarak kullananlar vardır.&lt;br /&gt;Hatta, Amerika ve İsrail dahil olmak üzere, kendimizi en yakın gördüğümüz nice müslüman ülkeler de, dolaylı dolaysız şekilde mutlaka bu oyunun içindedirler. Ancak unutmayın ki, eğer siz bataklığı kurutamazsanız, birileri gelip mutlaka bundan yararlanmaya çalışacaktır.&lt;br /&gt;Bu, asırlardan beri oynanan, uluslararası bir oyundur.&lt;br /&gt;Türkiye de aynı oyunu oynar. Başka müttefiklerinin karanlık işlerini kurcalar. Zira kimse bir diğerinin daha güçlü olmasını istemez.&lt;br /&gt;PKK şu anda taşeronluk piyasasında görücüye çıkmış durumda.&lt;br /&gt;İster Amerikalılara, ister İsrail veya başkalarına verdiği mesaj açık: “Arkadaşlar ben Türkiye’yi istediğim anda karıştırabilecek güçteyim. Ankara ile hesabı olanların katkılarına açığım. Parayı bastıran, bu kampanyaya katılabilir.”&lt;br /&gt;Bu gerçeği ise, sadece Türkiye değiştirebilir.&lt;br /&gt;Türkiye, içindeki bataklığı kurutabilirse, ortada ne taşeron, ne de PKK’yı kullanmak isteyen ülke kalır.&lt;br /&gt;“Büyümemizi, güçlenmemizi, bağımsız hareket etmemizi istemeyenler, PKK’yı harekete geçirdiler.” kolaycılığına düşmeyelim. &lt;br /&gt;Aklımızı kullanıp, kendimizi bu durumlara sokmamayı bilelim.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-5533407038523391790?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/5533407038523391790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=5533407038523391790&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5533407038523391790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5533407038523391790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/06/onlara-ohal-degil-daha-fazla-aclm-verin.html' title='Onlara, OHAL değil, daha fazla açılım verin'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-6882369201887180735</id><published>2010-06-21T10:05:00.000-07:00</published><updated>2010-06-21T10:25:59.784-07:00</updated><title type='text'>BABAM VE BEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TB-gW_7Q7UI/AAAAAAAAANU/Qr_BJCIbdHE/s1600/DSC02291.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 240px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5485279188138126658" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TB-gW_7Q7UI/AAAAAAAAANU/Qr_BJCIbdHE/s320/DSC02291.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çocuk ilk baba dediği gün Babası işte bu benim evladım dermiş taki o gün anlarmış Baba olduğunu,evladının sorumluluğunun sırtına yüklendiğini.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Babalarımızı Babalar Günün de hatırlamak ne kadar doğru ki?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili babamız biz hasta olduğumuz da , mahallede top oyanrken kavga çıktıpta dayak yediğimizde,okulda öğretmen şu kadar para getireceksiniz dediğinde,büyüyüpte kendi ayaklarımızın üzerinde dursak bile bize destek çıktığında babamız bugün baba lar günü değil yardım edemem dedimi ki...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayır dememiştir... En azından benim babam demedi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Küçüklüğümden hatırladığım en güzel anı ilkokul birinci sınıfa gittiğimde ''S'' harfini yazamazdım öğretmenim de bu yüzden bana bir sayfa S harfi yazmam için ödev vermişti ama ben sayfanın yarısına kadar yazabilmiştim ağlayarak yazmak istemiyorum yapamıyorum demiştim.Babam bana yardım etmeye çalışmıştı ama genede ben yazamamıştım,yatma saatim geldiğinde gidip bi güzel yatmıştım.Sabah okula gidip defteri açtığımda bir gördümki defterimin sayfası S harfleriyle doluydu evet babam gece beni uyuttuktan sonra sanki ben yazmışım gibi defter sayfamı doldurmuştu.Babam kıyamamıştı bana ,belki doğru bişey değildi yaptığı ama benim zayıf tarafımı doldurmuştu işte...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Tüm Babaların B A B A L A R G Ü N Ü K U T L U O L S U N....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-6882369201887180735?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/6882369201887180735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=6882369201887180735&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6882369201887180735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6882369201887180735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/06/babam-ve-ben.html' title='BABAM VE BEN'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/TB-gW_7Q7UI/AAAAAAAAANU/Qr_BJCIbdHE/s72-c/DSC02291.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-2234584506036123890</id><published>2010-03-13T12:48:00.000-08:00</published><updated>2010-03-13T12:51:24.704-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penguen'/><title type='text'>P E N G U E N</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v6OGPhG_I/AAAAAAAAANM/PDBqDJKdS7s/s1600-h/penguen_kapak390.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 254px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448223294335556594" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v6OGPhG_I/AAAAAAAAANM/PDBqDJKdS7s/s320/penguen_kapak390.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sayın Devlet Bakanımızın Eşcinsellik konusundaki düşünceleri bu kadar güzel karükatirise edilir...tabiki anlayana :))&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-2234584506036123890?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/2234584506036123890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=2234584506036123890&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2234584506036123890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/2234584506036123890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/03/p-e-n-g-u-e-n.html' title='P E N G U E N'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v6OGPhG_I/AAAAAAAAANM/PDBqDJKdS7s/s72-c/penguen_kapak390.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-3729526730180889357</id><published>2010-03-13T12:19:00.000-08:00</published><updated>2010-03-13T12:45:20.654-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dizi'/><title type='text'>L O S T artık bitiyorrrrr</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v1jCxmZjI/AAAAAAAAANE/xj_uqF818f4/s1600-h/LOST.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 250px; FLOAT: left; HEIGHT: 141px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5448218156623881778" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v1jCxmZjI/AAAAAAAAANE/xj_uqF818f4/s320/LOST.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img class="gl_photo" border="0" alt="Resim Ekle" src="http://www.blogger.com/img/blank.gif" /&gt;LOST,Amerikada drama televizyon dizisidir.Program,Sidney,Avustralyadan'dan Los Angeles,Amerika Birleşik Devletleri'ne uçan bir yolcu uçağının kaza yapması sonucu Güney Pasifik'te gizemli bir adaya düşen kazazedelerin hikayelerini konu edinmektedir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Geniş ansambl oyuncu kadrosu ve Ohau,Hawaii'deki çekimlerinin maliyeti nedeniyle Lost televizyon tarihinin en pahalı dizilerinden biridir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Damon Lindelof J.J.Abrams ve Jeffrey Lieber tarafından yaratıldı ve ABC Studions,Bad Robat Productions ile Grass Skirt Productions tarafından yapımı gerçekleştirildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Olumlu eleştiriler alan ve popüler bir başarı elde eden Lost,ilk yılından itibaren ABC de yayınlanan her bölümü ortalama 16 milyon kişi tarafından seyredildi.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Lost,altıncı sezonunda 121. bölümüyle sona erecek ve final bölümü,23 Mayıs 20102da yayınlanacak.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ben hiç izlemedim ama final bölümünden sonra DVD leri alıp izlemeyi düşünüyorum.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-3729526730180889357?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/3729526730180889357/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=3729526730180889357&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/3729526730180889357'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/3729526730180889357'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/03/l-o-s-t-artk-bitiyorrrrr.html' title='L O S T artık bitiyorrrrr'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5v1jCxmZjI/AAAAAAAAANE/xj_uqF818f4/s72-c/LOST.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8763882956931088798</id><published>2010-02-28T09:38:00.000-08:00</published><updated>2010-03-02T11:50:45.414-08:00</updated><title type='text'>PAZAR günü ne yapmalıyım?</title><content type='html'>Pazar günleri ne yapmak isteriz??&lt;br /&gt;Bütün bir hafta çalışırız ve haftaiçi kendi kendimize bir sürü söz veririz şunuda Pazar günü yaparım bunuda Pazar günü yaparım diye okadar çok şey vardırki yapılacak ama pazar günü geldimide tek yapılan şey mükemmel bir kahvaltıdır gerisi gezme tozma yada uyumadır. (kişiye göre değişir) Ben bu Pazar sabahı baktım dışarı havanın durumu kötü evde kombi yanıyor sıcacık ne işim var dışarda dedim iyide yaptım dinledim doğrusu,penceremin kenarına sandalyemi koydum elimede kitabımı aldım saatlerce okudum eee gelelim internette ne yaptığıma biraz yeni çıkan kitabları araştırdım biraz yeni vizyona giren filimlere baktım birazda indirimlere baktım.&lt;br /&gt;Hemen bilgi geçiyim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni Çıkan Kitablar;&lt;br /&gt;Rüya - Ümit AKTAŞ&lt;br /&gt;Son DERVİŞ - Metin AKTAŞ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vizyona Giren Filimler;&lt;br /&gt;Veda&lt;br /&gt;Eyvah Eyvah&lt;br /&gt;Deli Dumrul&lt;br /&gt;Nine&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nerde İndirim Var;&lt;br /&gt;Koton&lt;br /&gt;LC Waikiki&lt;br /&gt;Gap&lt;br /&gt;Zara&lt;br /&gt;Mango&lt;br /&gt;Mavi Jeans&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;benim ilgilendiklerim bunlar oldu:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8763882956931088798?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8763882956931088798/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8763882956931088798&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8763882956931088798'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8763882956931088798'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/02/pazar-gunu-ne-yapalym.html' title='PAZAR günü ne yapmalıyım?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-6087402039469713759</id><published>2010-02-12T11:06:00.000-08:00</published><updated>2010-02-12T11:19:54.655-08:00</updated><title type='text'>Henüz sevgilinize hediye almadıysanız***One Minute***</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S3WoRqSuNNI/AAAAAAAAAME/uONksOOZ23g/s1600-h/TWGY_L~2.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 270px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437437146483799250" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S3WoRqSuNNI/AAAAAAAAAME/uONksOOZ23g/s320/TWGY_L~2.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S3WoLKWVpiI/AAAAAAAAAL8/2aYxWa5IKq0/s1600-h/TWGY_L~1.JPG"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 270px; FLOAT: left; HEIGHT: 320px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5437437034829817378" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S3WoLKWVpiI/AAAAAAAAAL8/2aYxWa5IKq0/s320/TWGY_L~1.JPG" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;14 Şubat Sevgililer günü için internetten araştırma yapıyordumki birde ne görüyim Twıgy harika bir koleksiyon hazırlamış....Nasıl harika şeyler yapmışlar bayıldım doğrusu...üzerinde işaret yazılarmı dersiniz ,gelin damat figürleri dersiniz,garfield mı dersiniz daha neler neler...sadece 2 resim ekleyebildim...Fiyatıda uygun aslında 19,00 ile 29,00 TL arasında...daha ne olsun waalla...henüz sevgilinize hediye almadıysanız mutlaka Twıgy satan mağzalara bakmanızı öneririm:))&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-6087402039469713759?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/6087402039469713759/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=6087402039469713759&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6087402039469713759'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6087402039469713759'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/02/henuz-sevgilinize-hediye-almadysanzone.html' title='Henüz sevgilinize hediye almadıysanız***One Minute***'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S3WoRqSuNNI/AAAAAAAAAME/uONksOOZ23g/s72-c/TWGY_L~2.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8042803419232210368</id><published>2010-01-27T11:58:00.000-08:00</published><updated>2010-01-27T12:13:55.927-08:00</updated><title type='text'>İlk Blog Ödülümmm</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S2CcQuYlWGI/AAAAAAAAAL0/izpkMS9efBE/s1600-h/sunshineblogaward%5B1%5D.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 311px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5431512961751799906" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S2CcQuYlWGI/AAAAAAAAAL0/izpkMS9efBE/s320/sunshineblogaward%5B1%5D.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili arkadaşım!!&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Chidos bana blog arkadaşlığı ödülü göndermiş;blog arkadaşlığımız pekişsin,güzel bir estantene olsun diye:) çok teşşekkür ederim Çiğdem :)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8042803419232210368?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8042803419232210368/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8042803419232210368&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8042803419232210368'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8042803419232210368'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/01/sevgili-arkadasm-chidos-bana-blog.html' title='İlk Blog Ödülümmm'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S2CcQuYlWGI/AAAAAAAAAL0/izpkMS9efBE/s72-c/sunshineblogaward%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-7192932731799314035</id><published>2010-01-12T11:01:00.000-08:00</published><updated>2010-01-12T11:08:13.153-08:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S0zHKBOjJDI/AAAAAAAAALU/debIvw3NNVo/s1600-h/34hgt4k.jpg"&gt;&lt;img style="MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 320px; FLOAT: left; HEIGHT: 319px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5425930626016683058" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S0zHKBOjJDI/AAAAAAAAALU/debIvw3NNVo/s320/34hgt4k.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ŞEBO ŞEBO ŞEBO ŞEBO....&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Türk Rock Müziğinin kraliçesinin yeni albümü Benim Adım Orman çıktı ve hemen aldım mükemmel albüm yapmış kraliçe,her albümde olduğu gibi özlü sözlü şarkıları döktürmüş:) Müziklerdeki alt yapının çok başarılı olduğunu söyledi Cem.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Albüm kapağının fotoğrafında birşeyi farkettim Şebo daha kadınsı gözüküyor,büyümüş Madonna gibi valla yaşlandıkca güzelleşiyor:))&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-7192932731799314035?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/7192932731799314035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=7192932731799314035&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/7192932731799314035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/7192932731799314035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/01/sebo-sebo-sebo-sebo.html' title=''/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S0zHKBOjJDI/AAAAAAAAALU/debIvw3NNVo/s72-c/34hgt4k.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1061519056767950090</id><published>2010-01-06T10:59:00.000-08:00</published><updated>2010-01-06T10:52:30.464-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fıkra'/><title type='text'>Dünyanın Sonu Olması Şart mı ?</title><content type='html'>Bir Üniversitede , Profesör derse şöyle başlamış : &lt;br /&gt;- "Düşünün ki bugün Dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?" &lt;br /&gt;Tüm öğrencilerden bir çok değişik cevap gelmiş: &lt;br /&gt;- İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim,&lt;br /&gt;- Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım,&lt;br /&gt;- Ailemle zamanımı geçirirdim, &lt;br /&gt;- Anneme veya Babama giderdim, &lt;br /&gt;- Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım, &lt;br /&gt;- Barbekü partisi yapardım, &lt;br /&gt;- Tüm sevdiğim yemekleri son bir defa yerdim. &lt;br /&gt;- Yatar uyurdum.&lt;br /&gt;- Ormanda son defa dolaşırdım, &lt;br /&gt;- Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim. &lt;br /&gt;- Akşam yıldızları seyrederdim. &lt;br /&gt;- En sevdiğim yemeği hazırlar tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim. &lt;br /&gt;- Piknik yapardım, &lt;br /&gt;- Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider orda ölümü beklerdim, &lt;br /&gt;- Jet uçağına binerdim, &lt;br /&gt;- Üzdüklerimi arar özür dilerdim beni affetmesini isterdim vs..&lt;br /&gt;Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış. Sonra gülerek ; &lt;br /&gt;-" Çocuklar bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı ..? " diye sormuş.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1061519056767950090?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1061519056767950090/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1061519056767950090&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1061519056767950090'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1061519056767950090'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/12/dunyann-sonu-olmas-sart-m.html' title='Dünyanın Sonu Olması Şart mı ?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-638842498318322023</id><published>2010-01-06T10:00:00.000-08:00</published><updated>2010-01-06T10:54:41.609-08:00</updated><title type='text'>Kan şekerinin Yükselmesi Nedir ?</title><content type='html'>Bilindiği gibi normalde (şeker hastası olmayanlarda) açlıktaki kan şekeri düzeyi 70-110 mg/dL’dir. Kan şekerinin normalin üzerinde bulunmasına hiperglisemi adı verilir.&lt;br /&gt;Eğer, açlıktaki kan şekeri 180 mg/dL’nin üzerinde ise çok yüksek şeker olarak kabul edilir. Şeker hastasında devamlı olarak yüksek şeker tesbit edilişi diyabetin kontrol altında olmadığını gösterir.&lt;br /&gt;Kan Şekeri Düzeyini Neler Yükseltir?&lt;br /&gt;Hiperglisemi ya yavaş yavaş ya da hızla oluşur.Kan şekerini yükselten herşey hiperglisemiye neden olabilir.&lt;br /&gt;Ağızdan alınan şeker düşürücü ilaçlarınızı gerektiği kadar almaz ya da insülininizi yeterli miktarda yapmazsanız,&lt;br /&gt;Başka bir nedenle hastalanırsanız(iltihap-infeksiyon gibi),&lt;br /&gt;Çok fazla yemek yerseniz,&lt;br /&gt;Her zamanki egzersizinizi yapmazsanız,&lt;br /&gt;Stresli bir dönem geçiriyorsanız kan şekeriniz çok yükselebilir.&lt;br /&gt;Genellikle günlük tedavi programını aksatmayan ve düzenli yaşantısı olan diyabetiklerde hiperglisemi beklenmez.&lt;br /&gt;Kan şekeri düzeyinizi düzenli aralıklarla ölçün ve kontrol altından çıkmaya başladığında, bunun ne zaman olduğunu diyabet eğiticinize bildirin.&lt;br /&gt;Kan Şekeri Yükselmesinin Semptomları&lt;br /&gt;Sıklıkla hiçbir belirti hissetmeyebilirsiniz. Ancak aşağıdaki şikayet, belirti ve bulgular hiperglisemiyi düşündürmelidir.&lt;br /&gt;Her zamankinden daha fazla susarsanız&lt;br /&gt;ve çok su içerseniz.&lt;br /&gt;Her zamankinden daha fazla acıkırsanız&lt;br /&gt;ve çok yemek yerseniz.&lt;br /&gt;Sık sık idrar yaparsanız.&lt;br /&gt;Gece boyunca idrar yapmak için uykudan&lt;br /&gt;uyanırsanız.&lt;br /&gt;Derinizde kuruma ve kaşıntı varsa&lt;br /&gt;Halsizlik, yorgunluk hissediyorsanız.&lt;br /&gt;Bulanık görüyorsanız.&lt;br /&gt;Herhangi bir enfeksiyonunuz varsa.&lt;br /&gt;Kesikleriniz, yaralarınız çok yavaş iyileşiyorsa.&lt;br /&gt;Kan Şekerinin Aşın Yükselmesi Nasıl Tedavi Edilir?&lt;br /&gt;Her zamanki günlük diyabet tedavisi uygulamanıza dönmeniz, kan şekeri yükselmesinin en iyi tedavi yoludur.&lt;br /&gt;Şu bakımlardan emin olun:&lt;br /&gt;Diyetinize titizlikle uyun.&lt;br /&gt;Diyabet ilaçlarınızı (ağızdan alınan veya&lt;br /&gt;insülin) zamanında ve doğru olarak&lt;br /&gt;almalı ve yapmalısınız.&lt;br /&gt;Düzenli fizik egzersizleri yapmalısınız.&lt;br /&gt;Her gün kan şekerinizi ölçmelisiniz.&lt;br /&gt;Ancak kan şekeri giderek artıyorsa, idrarda keton cisimlerinin aranmasına ve doktor kontroluna ihtiyaç vardır. Çünkü kontrol altına alınamayan şeker düzeyi, çok tehlikeli derecede yükselerek ketoasidoz gelişebilecektir. Ketoasidoz tedavi edilmezse koma tablosuna girebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-638842498318322023?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/638842498318322023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=638842498318322023&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/638842498318322023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/638842498318322023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2010/01/kan-sekerinin-yukselmesi-nedir.html' title='Kan şekerinin Yükselmesi Nedir ?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-4164076509076975763</id><published>2009-12-31T08:44:00.000-08:00</published><updated>2009-12-31T08:54:58.468-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penguen'/><title type='text'>HoşGeldin 2010</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzzWLKhIBnI/AAAAAAAAAK8/5-iBfZqf1JQ/s1600-h/penguen_kapak380.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 254px; height: 320px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzzWLKhIBnI/AAAAAAAAAK8/5-iBfZqf1JQ/s320/penguen_kapak380.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421443538737432178" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Penguen gene yapmış yapacağını ve harika bir kapak oluşturmuş:)&lt;br /&gt;Sayın Başbakanın yeni yıla bakışı mizahi gözden ancak bu kadar net anlatılabilirdi:)Tebrik ediyorum tüm penguen yazar grubunu:)&lt;br /&gt;Ülkemizin genel gişihattı hakkında eski yıl ve yeni yıl için yorum yapmaya gerek kalmadı bu kapağı gördükten sonra...&lt;br /&gt;EEEE anlayana çok güzel bir kapak olmuş...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-4164076509076975763?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/4164076509076975763/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=4164076509076975763&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/4164076509076975763'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/4164076509076975763'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/12/hosgeldin-2010.html' title='HoşGeldin 2010'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzzWLKhIBnI/AAAAAAAAAK8/5-iBfZqf1JQ/s72-c/penguen_kapak380.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-574293828455686639</id><published>2009-12-30T11:24:00.000-08:00</published><updated>2009-12-30T12:10:28.635-08:00</updated><title type='text'>Y E N İ  Y I L  :)  Y E N İ  Y I L   :) D İ Y O R U Z  ama !!</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzupXDwLTfI/AAAAAAAAAKs/h4gGcWCg0JA/s1600-h/normal_yeni-yil-kart.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 400px; height: 344px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzupXDwLTfI/AAAAAAAAAKs/h4gGcWCg0JA/s400/normal_yeni-yil-kart.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5421112790079983090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yeni Yıl geliyor dedik bizde Çam Ağacımızı salonun en güzel yerine kurduk...&lt;br /&gt;Öyle güzel duruyor ki bide altına hediye koyan olsa tamamdır yani:)&lt;br /&gt;2009 çok güzel anılarla geçmedi malesef ; aylarca maaş alamadık,cinnet noktalarına geldik çok kötüydü çokkkk...haftasonları evde temizlik yapmaktan kafayı yemiştim:( İnsanız sonuçta tabi bide bayanız şöyle kafama estikce alışveriş yapamadım maaşımı alınca şöyle keyifle denize karşı kahvemi içemedim.Arkadaşlarımın doğum günü olurdu hediye alamadığım için çoğuna gidemedim.Bir organizasyon olurdu parasızlıktan katılamadım.Ne tatile gidebildim nede eve misafir kabul edebildim.Aylarca 2 tane kıyafetle işe gidip geldim çünkü hiç canım istemiyordu çünkü hep moralim bozuktu çünkü stress altındaydım.&lt;br /&gt;Hiç unutmuyorum 6. ayda işten ayrılmaya karar verdim çünkü bunalımdaydım doğru düzgün bir karar veremiyordum hata yaptığımı anladım 7. ayda kararımdan vazgeçtim. 2009 çok kötü bir süreçle geçti gitti nihayet bidahada böyle bir yıl yaşamayız ülkece hatta dünyaca:)&lt;br /&gt;Ekonomik kriz bu sonuçları doğurdu ama şuda varki elimdekilerin kıymetini öğrendim,artık gardolabım ağzına kadar giymediğim kıyafetlerle dolu değil artık gerekli değilse çöp dahi almıyorum.Şimdi bir adım atarken 10 kere düşünüyorum eskiden olsa asla bunları umursamazdım. &lt;br /&gt;Bu yılın bittiğine çok ama çok seviyorum bu kötü anıları 2009 ile geride bıraktım çünkü 2010 da herşey dahada güzel olması için elimden geleni yapacağım,öyle cicili bicili laf etmiyeceğim,ben elimden geleni yapacağım çünkü geride bıraktığım yıl bunu öğretti bana:) Bu yıl hiç yapmadığımı yaptım ve Milli Piyango bileti aldım belki çıkar ''bir umuttur yaşatır insanı'' demiş şair değilmi:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2009 30 Haziranda tanıştık Cem le bugün ilişkimizde 6 ay bitti yılın en güzel kazancı oldu işte ne mutlu bana:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2010 çift rakam o yüzden şanslı ve uğurlu gelsin herkeze :)Herkezi öpüyorum ve İyi Seneler Diliyorummmmm&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-574293828455686639?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/574293828455686639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=574293828455686639&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/574293828455686639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/574293828455686639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/12/y-e-n-i-y-i-l-y-e-n-i-y-i-l-d-i-y-o-r-u.html' title='Y E N İ  Y I L  :)  Y E N İ  Y I L   :) D İ Y O R U Z  ama !!'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SzupXDwLTfI/AAAAAAAAAKs/h4gGcWCg0JA/s72-c/normal_yeni-yil-kart.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8239455992579704340</id><published>2009-12-03T10:50:00.000-08:00</published><updated>2009-12-03T11:04:16.530-08:00</updated><title type='text'>BUGÜN 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgIqpEgboI/AAAAAAAAAGs/cnnfVRIZle0/s1600-h/enehsdhfsf.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 121px; height: 155px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgIqpEgboI/AAAAAAAAAGs/cnnfVRIZle0/s320/enehsdhfsf.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411084480957935234" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Aralık Dünya Engelliler Günü. &lt;br /&gt;Dünyada 500 milyon engelli yaşıyor. Türkiye'de ise bu rakam 8,5 milyon. &lt;br /&gt;Toplum olarak Engelli vatandaşlarımıza daha duyarlı,yardımcı olmalıyız.Böyle olmayı onlar istemediler seçme hakları yoktu ve dünya ya böyle geldiler.Kimse benim başıma gelmez demesin ve bu açıdan baksın engelli insanların hayatlarına.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8239455992579704340?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8239455992579704340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8239455992579704340&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8239455992579704340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8239455992579704340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/12/bugun-3-aralik-dunya-engelliler-gunu.html' title='BUGÜN 3 ARALIK DÜNYA ENGELLİLER GÜNÜ'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgIqpEgboI/AAAAAAAAAGs/cnnfVRIZle0/s72-c/enehsdhfsf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-5453302357167333233</id><published>2009-12-03T10:32:00.000-08:00</published><updated>2009-12-03T10:44:04.049-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penguen'/><title type='text'>SUDAKİ UMUT:ÇAKALLARIN HAYATI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgEhkKDZTI/AAAAAAAAAGk/dkkhoneIf_Q/s1600-h/penguen_kapak376.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 317px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgEhkKDZTI/AAAAAAAAAGk/dkkhoneIf_Q/s400/penguen_kapak376.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5411079926973687090" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ilısu barajını yapacak inşaat şirketlerinin sporsorluğunda çekilen ''Sudaki Umut'' adlı TRT belgeselinde,barajların hayatımızı nasıl güzelleştirdiğini anlatırken Hasankeyf'le birlikte sular altında kalacak tarihi değerlerden hiç bahsedilmiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-5453302357167333233?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/5453302357167333233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=5453302357167333233&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5453302357167333233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5453302357167333233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/12/sudaki-umutcakallarin-hayati.html' title='SUDAKİ UMUT:ÇAKALLARIN HAYATI'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxgEhkKDZTI/AAAAAAAAAGk/dkkhoneIf_Q/s72-c/penguen_kapak376.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-92569866566877936</id><published>2009-11-28T07:18:00.001-08:00</published><updated>2009-11-28T07:46:31.336-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='penguen'/><title type='text'>HAYAT: BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxE_b7UBsFI/AAAAAAAAAGU/VVoE817fMl8/s1600/penguen_kapak375.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 317px; height: 400px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxE_b7UBsFI/AAAAAAAAAGU/VVoE817fMl8/s400/penguen_kapak375.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5409174376459382866" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herkesin Kurban Bayramını En İçten Dileklerimle Kutlarım:)&lt;br /&gt;Aslında şöyle cancanlı neşeli bayramı ifade eden bir resim koyacaktım ama Doğalgaza sinsice yapılan zammı duyunca bu işi en güzel penguen dergisi yorumlar dedim ve düşündüğüm gibi çıktı:)&lt;br /&gt;Bayram günü yapılan bu zammı şiddetle kınıyorum....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-92569866566877936?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/92569866566877936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=92569866566877936&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/92569866566877936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/92569866566877936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/hayat-bayramimiz-kutlu-olsun.html' title='HAYAT: BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SxE_b7UBsFI/AAAAAAAAAGU/VVoE817fMl8/s72-c/penguen_kapak375.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-6902159383376513513</id><published>2009-11-21T13:52:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T12:24:13.724-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='H1N1 VİRÜSÜ'/><title type='text'>ÖNEMLİ HABER : DOMUZ GRİBİNDE DOĞAL DESTEK</title><content type='html'>DOMUZ GRİBİNE KARŞI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DOĞAL DESTEK: KEKİK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Kekiğin ( Thymus vulgaris L., Thymus zygis) bileşiminde bulunan thymol ve carvacrol mikro organizmaların çoğalmasını önlemektedir. Thymol’ün fenolden 20 kat daha güçlü etki gösterdiği bilinmektedir ve en güçlü bakteri ve virüs öldürücüleri arasında yer almaktadır. Kekiğin HSV-1, HSV-2 ve ACVres virüslerine karşı etkili olduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         Kekik, Sağlık Bakanlığı’nca açıklanan tedbirlere ilave olarak, korunma amaçlı temizlikte kullanılabilir. Bunun için; 2 yemek kaşığı ince kıyılmış veya öğütülmüş kekik fincana konur, üzerine 1 limonata bardağı kaynar su ilave edilir, ağzı kapalı olarak 15 dakika bekletilip süzülür. Yemeklerden önce ve sonra eller yıkanır, elde edilen sulu kısımla ovuşturulur, tırnak içlerinin iyice temizlenmesi sağlanır. Salgın geçene kadar uzun tırnakların kesilmesi önerilir. Bu kekikli suyla ağız gargara yapılır ve buruna da çekilir. Mutfak, lavabo ve banyodaki ıslak yerler bu kekikli suyla silinebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kaynak: Dr. Ahmet Toptaş, Alman kanunlarına göre düzenlenip izin verilen &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         BİTKİLERLE MODERN TEDAVİ, Gonca Yayınevi, İstanbul 2009, &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;         ISBN: 978-9944-790-31-4, (0212)5285076-5286005.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-6902159383376513513?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/6902159383376513513/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=6902159383376513513&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6902159383376513513'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/6902159383376513513'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/onemli-haber-domuz-gribinde-dogal.html' title='ÖNEMLİ HABER : DOMUZ GRİBİNDE DOĞAL DESTEK'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-8541736395494190685</id><published>2009-11-16T10:34:00.000-08:00</published><updated>2010-03-06T14:41:29.796-08:00</updated><title type='text'>GÜNCE:BAŞARILI BİR TAKIM OLMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SwGchbisNeI/AAAAAAAAAFE/o1r5r59vw-g/s1600/Foto%C4%9Fraf-0001.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SwGchbisNeI/AAAAAAAAAFE/o1r5r59vw-g/s200/Foto%C4%9Fraf-0001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5404773125964183010" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;14-15 Kasım da iş yerimizin bizim için düzenlemiş olduğu eğitim programına katıldım.Çok renkli zaman geçirdik.Klasik oflu poflu bir eğitim olacak sanmıştım ama tamamen yanıldım.&lt;br /&gt;Eğitimin amacı Takım Çalışması nedir,nasıl yapılır?Öğrendiğim en önemli şey sadece iş hayatında değil hayatın hemen her dalında takım olabilmekti.Ben sevda olarak iş yerinde de sevgilim yanında da sosyal hayatta ta ailemin yanında da hep benim aslında sadece yansımalarım varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SONUÇ &lt;br /&gt;DAVRANIŞ&lt;br /&gt;BİLİNÇ&lt;br /&gt;ne demek şimdi bu ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatta gördüğümüz herşey bir sonuçtur.Davranışlarımızı gerçekleştirirken bizi harekete geçiren bilinçimizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-8541736395494190685?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/8541736395494190685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=8541736395494190685&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8541736395494190685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/8541736395494190685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/guncebasarili-bir-takim-olmak.html' title='GÜNCE:BAŞARILI BİR TAKIM OLMAK'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SwGchbisNeI/AAAAAAAAAFE/o1r5r59vw-g/s72-c/Foto%C4%9Fraf-0001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1786732019667771204</id><published>2009-11-13T12:23:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T12:30:33.185-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='G.D.O.'/><title type='text'>GÜNDEM:G.D.O. ŞİFRESİ NEDİR?</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Sv3ELgrNB1I/AAAAAAAAAE8/Ztg69AfLMLQ/s1600-h/gdo-nedir-ne-degildir-zararlari-ne-12194.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 152px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Sv3ELgrNB1I/AAAAAAAAAE8/Ztg69AfLMLQ/s200/gdo-nedir-ne-degildir-zararlari-ne-12194.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5403690829943211858" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Düşünsenize bir sabah uyanmışız kulağımız uzamış yada sakalımız çıkmış yada parmaklarımız kısalmış...ne yedeğimizi bilmediğimiz bu zamanlarda hepsi mümkün...Dünya nereye gidiyor böyle diye düşünüyorum çocuklarımız nelerle karşılaşacak...İnsanlık için iyi şeyler yapalıcak diye beklerken en büyük kötülükleremi maruz kalıyoruz?...G.D.O nedir diye bir araştırma yaptım ve aşağıdaki yazıyı mutlaka okumanızı tavsiye ederim.&lt;br /&gt;Salatanıza doğradığınız domatesin, domates dışında genlere de sahip olabileceğini hiç düşündünüz mü? Örneğin balık genine... Sadece domates yediğinizi düşünürken, aslında balık geni aktarılmış, gen mühendisleri tarafından yaratılmış, yepyeni bir ürün tüketiyor olabilirsiniz.&lt;br /&gt;Balık ve domates genleri arasındaki ilgiyi kuramadıysanız eğer, GDO yani genetiği değiştirilmiş organizmaların ne anlama geldiğini de bilmiyorsunuz demektir. Oysa GDO lu ürünler market raflarında ve mutfaklarımızdaki yerini çoktan almış durumda. Bugün dünyanın hemen her yerinde, GDO lara yönelik ciddi tartışmalar sürüyor. Yeşil devrim olarak da adlandırılan bu süreci savunan ABD gibi ülkeler, GDO ların dünya açlığını önlemenin tek yolu olduğunu savunuyor.&lt;br /&gt;GDO lu ürünleri "frankeştayn gıda" olarak tanımlayan GDO ya karşıtları ise doğal yaşamın çok uluslu şirketlerce patent altına alınarak, güney ülkelerinin ve tarım nüfusunun sömürüye açık hale getirildiğini belirtiyorlar. &lt;br /&gt;Yasal prosedür yaşanan gelişmeleri aynı hızda takip edemese de, ülkemizde de genetik yapısı değiştirilmiş organizmaların ekimi, satışı ve ithali konuları, GDO lu tohum ithal eden ve üretme talebinde bulunan şirketlerin, tarım bakanlığının, GDO ya hayır diyen sivil toplum kuruluşlarının ve akademisyenlerin gündeminde.&lt;br /&gt;GDO lu tarımın yüzde 99 u ABD de Genetik teknolojisi her geçen gün hızla ilerlemeye devam ediyor. İnsan kopyalamanın bile mümkün olabileceğini bildiğimiz bir dönemde, canlı organizmalara, kendi doğasında bulunmayan başka bir karakter kazandırma yoluyla, farklı bir organizma elde etmek, pek çok insan tarafından normal karşılanabiliyor.&lt;br /&gt;Biyoteknolojik yöntemlerle, kendi türü dışındaki bir türden gen aktarılarak belirli özellikleri değiştirilmiş bitki, hayvan ya da mikroorganizmalara genel olarak GDO ya da "transgenik ürünler" adı veriliyor.&lt;br /&gt;Transgenik bitkilerin tarla denemelerine ilk olarak 1985 yılında başlanmış olsa da, üretime geçilmesi 1996 yı bulmuş. Halen yapılmakta olan GDO lu tarımın yüzde 99 u ABD, Kanada, Arjantin ve Çin de gerçekleşiyor. GDO lu ürünlerin başında mısır, patates, soya, buğday, pamuk, domates, pirinç ve bazı balık türleri geliyor. Şu ana kadar, dünyada ekili alanların 67 milyon hektardan fazlasında GDO lu tarım yapılmış.&lt;br /&gt;GDO açlığa çözüm mü? ABDbaşta olmak üzere, GDO lu tarımın yaygınlaşmasını destekleyen ülkeler ve GDO lu tohum üretimi yapan uluslararası şirketler, transgenik tarımın dünyanın hızla artan nüfusunun açlık problemine çözüm olacağı gerekçesiyle savunuyor.&lt;br /&gt;Yeşil devrim olarak da adlandırılan bu süreci savunan ABD Başkanı George W. Bush "Dünyanın çok büyük bir kısmı açtır. Genetik olarak değiştirilmiş bitkiler; yüksek verimli, hastalıklara dayanıklı üretimi doğururlar. Dolayısıyla dünyanın açlığını önlemenin tek yolu, genetik olarak değiştirilmiş organizmaların üretimini gerçekleştirmektir" sözleriyle, geleneksel tarımın olumsuzluklarına karşı, genetik tarımı destekliyor.&lt;br /&gt;GDO lu tohum üreten şirketlerse, genetik yapısıyla oynanarak oluşturulan yeni tohumların, her türlü böcek ve ot ilacına karşı dirençli hale getirildiğini, bu şekilde tarımda verimlilik artışı sağlanacağını söylüyorlar.&lt;br /&gt;Çoğu çevrebilimci ise, üçüncü dünya ülkelerindeki açlık sorunun, üretim potansiyelindeki eksikliklerden değil, üretimin dağıtımının adil olmayışından kaynaklandığını vurguluyor. GDO ya karşı dünya çapında örgütlenen sivil toplum kuruluşları da, GDO nun açlığa çözüm olmadığı, aksine doğal yaşamın çok uluslu şirketlerce patent altına alınarak, güney ülkelerinin ve tarım nüfusunun sömürüye açık hale getirildiğini savunuyor.&lt;br /&gt;Frankeştayn gıdaların sağlığa zararı var mı? Farklı gen türlerinin karıştırılması yoluyla elde edilen yeni organizmalar, GDO karşıtlarınca, "frankeştayn gıda" olarak tanımlanıyor.&lt;br /&gt;GDO lar konusundaki en yoğun tartışmalardan biri de, genetik teknolojiyle üretilen gıdaların, insan sağlığı üzerindeki etkileri. Üretici firmalar bu konuda çok net konuşmasalar da, GDO karşıtları, GDO nun insan sağlığını tehdit ettiğine dair üç temel tez ortaya koyuyor:&lt;br /&gt;Bunların başında, GDO lu gıdaların, antibiyotiğe karşı önceden dirençli olarak geliştirilmiş olması geliyor. Gen teknolojisi sürecinde, her hangi bir canlı organizmanın içine, bir başka canlının gen yapısına yerleştirilme sürecinde, o genin korunması için antibiyotik kullanılıyor. Dolayısıyla, zincirdeki son halka olan insan, bunu yediği zaman ister istemez antibiyotik almış oluyor. Böylece, sonradan bir hastalıkla karşılaşan bünye, antibiyotiğe karşı bağışıklık kazanmış oluyor.&lt;br /&gt;Farklı organizmaların genlerinin birbirine eklendiği süreçte, alerjik etkiler de ortaya çıkabiliyor. Örneğin, fındığa karşı bir alerjisi olan bir metabolizma, farkında olmadan fındık geni aktarılmış patates yediği bir durumda, bünye alerjik reaksiyon gösteriyor.&lt;br /&gt;GDO lu ürünlerin hemen hemen yüzde 70ine yakını, kuraklığa ve böceğe dayanıklılık sağlanması amacıyla, böcek ilacı içerdiğini belirten GDO karşıtları, böcek zehri aktarılmış bir mısırı yiyen bünyede toksik etkiler ortaya çıkabileceğini söylüyor. GDO savunucuları, GDO nun insan sağılığına yaptığı olumsuz etkileri kabul etmiyorlar ancak, kesinlikle zararsızdır gibi net bir ifade kullanmaktan da kaçınıyorlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1786732019667771204?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1786732019667771204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1786732019667771204&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1786732019667771204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1786732019667771204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/gundemgdo-sifresi-nedir.html' title='GÜNDEM:G.D.O. ŞİFRESİ NEDİR?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Sv3ELgrNB1I/AAAAAAAAAE8/Ztg69AfLMLQ/s72-c/gdo-nedir-ne-degildir-zararlari-ne-12194.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-1294224513055582934</id><published>2009-11-13T11:13:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T12:32:00.925-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ATAM'/><title type='text'>ATAMIZIN 30 ÖZELLİĞİ</title><content type='html'>1.”ATA” LAFINI SEVMEZDI&lt;br /&gt;“Atatürk” hitabını ilk kez donemin Türk Dil Kurumu Başkanı bir konuşmasında kullanmış, Mustafa Kemal de çok beğenerek soyadı olarak&lt;br /&gt;almıştı.Kendisine” Ata” diye hitap edilmesinden hiç hoşlanmazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2.EN SEVDIGI YEMEK&lt;br /&gt;Manastır Askeri Lisesi yıllarından kalan bir alışkanlıkla hayati boyunca en&lt;br /&gt;sevdiği yemek kuru fasulye ve pilav olarak kaldı. Tatlıya düşkün değildi&lt;br /&gt;ama cani istediğinde çok sevdiği gül reçelini tercih ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3.EN BUYUK HAYALI DUNYA TURUNA CIKMAKTI&lt;br /&gt;Ömrü yetseydi bir dünya turuna çıkıp Türk dili ve tarihi üzerindeki&lt;br /&gt;çalışmalarını genişletmek en büyük hayaliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4.BASUCU KITABI “CALIKUSU” YDU.&lt;br /&gt;Binlerce kitabi vardı.Ama bunların arasında bir tanesini hayati boyunca&lt;br /&gt;hatta cephede bile başucundan ayırmadı. Reşat Nuri Güntekin’in unlu&lt;br /&gt;Çalıkuşu” romanını hep yanında taşır, her gün rast gele bir yerinden acar,&lt;br /&gt;birkaç sayfa okurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5.KABUL SALONUNDAKI AT YAVRUSU&lt;br /&gt;Atlardan sonra en sevdiği hayvan köpekti. “Fox” adını verdiği köpeği,&lt;br /&gt;Gazi`nin yatağının ayak ucunda uyurdu. Hayvanlara düşkünlüğü o dereceydi ki&lt;br /&gt;bir gün misafirlerinin de görebilmesi için yeni doğmuş bir tayla annesinin&lt;br /&gt;Çankaya Köşkü kabul salonuna getirilmesini bile emretmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6.TAM BIR SALON ADAMI&lt;br /&gt;En sevdiği dans valsti. Muzik zevki çeşitlilik gösteriyordu.Klasik Bati&lt;br /&gt;müziği dışında Anadolu ezgilerini de severek dinlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7.GOMLEKLERININ TUMU BEYAZDI&lt;br /&gt;Gömleklerinin hepsi beyazdı. Bu gömlekler ilk yıllarda İsviçre`de özel&lt;br /&gt;olarak dikilirken sonra yerli mali kullanma kampanyasına onculuk edebilmek&lt;br /&gt;için Beyoğlu`nda bir terziye diktirilmeye başlanmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8.DOLABINDA LACIVERTE YER YOKTU&lt;br /&gt;Takım elbiselerinin tasarımlarını hep kendisi çizerdi.Lacivert takım giymeyi&lt;br /&gt;sevmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9.OLCULERI&lt;br /&gt;Boyu 1.74 idi.Hayatinin son dönemlerine kadar 76 olan kilosu hastalığının&lt;br /&gt;ilerlemeye başlamasıyla 46′ya kadar düşmüştü. 43 numara siyah rugan ayakkabı&lt;br /&gt;giyerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10.RUMELI SIVESI&lt;br /&gt;Özenli ve temiz bir Türkçe konuşurdu. Ancak bazı kelimeleri Rumeli şivesiyle&lt;br /&gt;telaffuz ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;11.HAZIN BIR HIKAYE&lt;br /&gt;Hayatında bir donem çok önemli yer tutan Mustafa Kemal`in evlenmesinden&lt;br /&gt;sonra hayatına trajik bir şekilde son veren Fikriye Hanım`in mezarının&lt;br /&gt;nerede olduğu bilinmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12.CUMHURBASKANLIGINDAN SIKILIYORDU.&lt;br /&gt;Hayatinin çoğunu geçirdiği savaş cephelerinden sonra Cumhurbaşkanı olarak&lt;br /&gt;geçirdiği yıllar ona bir tecrit yaşantısı gibi geliyor, çok sevdiği&lt;br /&gt;halkından ve sade bir vatandaş yaşamından uzaklaştığını düşünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;13.PAPA`NIN TEMSILCISINE ELBISE&lt;br /&gt;Kıyafet Kanunu çerçevesinde tüm din adamlarının dini kıyafetleriyle sokağa&lt;br /&gt;çıkmaları yasaklanınca, Monsenyor Roncalli`ye kendi terzisi Kemal Milaslı&lt;br /&gt;eliyle bir koleksiyon hazırlattı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14.KENDISI TIRAS OLMAZDI.&lt;br /&gt;Sabah kahvaltılarıyla arası hiç hoş değildi.Yataktan kalkar kalkmaz&lt;br /&gt;odasındaki divanın üzerine bağdaş kurarak oturur, günün ilk kahvesini&lt;br /&gt;sigarasını içerdi.Bir özelliği de kendi kendine tıraş olmamasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;15.DUZEN TAKINTISI VARDI&lt;br /&gt;Evinde ,çevresinde hatta konuk olduğu evlerde bile eğri duran eşyaları&lt;br /&gt;düzeltmeden rahat edemezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16.HOSGORULU LIDER&lt;br /&gt;Koylunun birinin gazete kağıdına sardığı tutunu içmeye çalışırken eli&lt;br /&gt;yanmış,”Alin bunu kendi içsin” diyerek Atatürk`e&lt;br /&gt;küfretmişti.Mahkemeye çıkarılacaktı. Atatürk olayı dinledikten sonra “Onu&lt;br /&gt;mahkemeye vereceğinize doğru dürüst sigara içmesini temin edin” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;17.SIGARA PAZARLIGI&lt;br /&gt;Hastalığının başlangıcında kendisini muayene eden Dr.Fissinger günde kaç&lt;br /&gt;paket sigara içtiğini sormuş, Atatürk “sekiz” demişti. Doktor bunu günde bir&lt;br /&gt;pakete indirmesi gerektiğini söyleyince gülümseyerek cevap vermişti:”Ben&lt;br /&gt;zaten bir paket içiyorum. Bundan sonra bunu sizin izninizle yapacağım”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18.”BU NASIL HALKCILIK?”&lt;br /&gt;Bir sabah milletvekilleri ile trene binmişti.Kondüktörün milletvekillerinden&lt;br /&gt;bilet parası almamasına şaşırmış nedenini&lt;br /&gt;sormuştu.Trenin milletvekillerine bedava olduğunu öğrenince epey&lt;br /&gt;sinirlenmiş, “Ne de güzel halkçılık ama” demişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;19.”LAIKLIK ADAM OLMAKTIR!”&lt;br /&gt;İlk mecliste bir oturum sırasında üyelerden biri laikliğin ne manaya&lt;br /&gt;geldiğini anlamadığını söyleyince Gazi çok sinirlenmiş ve elini&lt;br /&gt;kürsüye vurarak bir din bilgini olan üyeye cevap vermişti: “Adam olmak&lt;br /&gt;demektir hocam,adam olmak!”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20.KURBANLARI BAGISLARDI&lt;br /&gt;Gittiği yurt gezilerinde kendisi için kurban edilen hayvanlara bakamaz böyle&lt;br /&gt;durumlarda sırtını döner yada kesilmelerini engellerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.YABANCI DILE MERAKI&lt;br /&gt;Askeri lisede öğrenmeye başladığı Fransızca’yı sonraki yıllarda geliştirdi.&lt;br /&gt;Zengin bir kelime bilgisi vardı. Konuşurken araya&lt;br /&gt;Fransızca sözcükler de eklerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;22.FASULYESINE POKER&lt;br /&gt;Kumardan hoşlanmaz ama arkadaşlarıyla fasulyesine poker oynardı.Oyun sonunda&lt;br /&gt;kazandıklarını iade ederdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23.KAN GORMEYE DAYANAMAZDI&lt;br /&gt;Cephelerde düşmanla göğüs göğse savaşmış biri olarak en ilginç özelliği&lt;br /&gt;savaş meydanları dışında kan görünce fenalaşmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;24.KULAKLARI DUYAN TEK KISI.&lt;br /&gt;Fransız tarihçisi Herriot Ankara`ya geldiğinde Gazi`nin kulaklarının duyuyor&lt;br /&gt;olmasına şaşırmış anılarında bunu esprili bir dille anlatmıştı: “T.C`de bir&lt;br /&gt;tane kulakları duyan kişi var onu da Cumhurbaşkanı yapmışlar”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.BIR RICASI BAS ACTIRDI&lt;br /&gt;Bir gün halk arasında dolaşırken çarşaflı bir kadına rastlamış, “Hafız Hanim&lt;br /&gt;benim hatırım için başındaki örtüyü açar mısın?” diye sormuştu. Kadın bas&lt;br /&gt;örtüsünü açarak , Atatürk`un önünde eğildi ve ellerini öptü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26.BILARDO VE YUZME&lt;br /&gt;Sportmen kişiliği vardı. Her gün at biner , yüzmeye gider ve bilardo&lt;br /&gt;oynardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;27.EN BASARILI DERS.&lt;br /&gt;Eğitim hayati boyunca en basarili dersi matematikti. Pozitif bilimlere&lt;br /&gt;ilgisi hayati boyunca surdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;28.YAGCILARA GECIT YOK&lt;br /&gt;Yağcılara çok kızardı Bir aksam sofrasıda kendisine gereksiz şekilde iltifat&lt;br /&gt;eden Abdulhak Hamit`e müdahale etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;29.SON YILBASI GECESI&lt;br /&gt;1937`yi 1938`e bağlayan son yılbaşı gecesini Dışişleri Bakanı Tevfik Rustu&lt;br /&gt;Aras ile bas basa geçirmişti. O gece dolabındaki bazı elbiseleri bakana&lt;br /&gt;hediye etmişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30.KOSKTEKI GUVERCINLIK&lt;br /&gt;Kuşları çok severdi.Çankaya Köşkü`nde özel bir bakıcının ilgilendiği&lt;br /&gt;güvercinliği vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SEVGİLER.....&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-1294224513055582934?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/1294224513055582934/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=1294224513055582934&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1294224513055582934'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/1294224513055582934'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/atamizin-30-ozelligi.html' title='ATAMIZIN 30 ÖZELLİĞİ'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-4833251565626607159</id><published>2009-11-10T09:05:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T12:32:33.473-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ATAM'/><title type='text'>Güncel : Atam Seni Saygı ve Minnetle Anıyoruz.</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Svh0SqhciYI/AAAAAAAAAD0/BT62vm3B1g4/s1600-h/atam.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 279px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Svh0SqhciYI/AAAAAAAAAD0/BT62vm3B1g4/s400/atam.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5402195617031948674" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;10 Kasım....&lt;br /&gt;Ölümünün ardından 71. yıl geçti ve biz seni asla unutmadık.Atam seni saygı ve minnetle anıyoruz. &lt;br /&gt;Atam uyuduğun yerde mekanın cennet olsun...&lt;br /&gt;Sen bizi Cennet gibi bir ülkeye kavuşturdun ama ne yazık ki kirli bir su damlası düştü üzerine,hızlı yayılan karanlıktan beslenen.Benim gibi karanlıkları aydınlıklara ulaştırmak isteyen insanların sesini sağırlaşmış kulaklar duymuyor.&lt;br /&gt;Bu ülke hiç olmadığı kadar sana ihtiyacı var.Yapmamız gereken sadece senin çizdiğin yoldan gitmek,seni anlamak,seni iyi yorumlamak ve senin düşüncelerinle karanlıklara aydınlık olmak...&lt;br /&gt;Türk para gibidir...İçine ışık tuttuğunda Atatürk yoksa sahtedir!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-4833251565626607159?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/4833251565626607159/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=4833251565626607159&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/4833251565626607159'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/4833251565626607159'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/guncel-atam-seni-sayg-ve-minnetle.html' title='Güncel : Atam Seni Saygı ve Minnetle Anıyoruz.'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/Svh0SqhciYI/AAAAAAAAAD0/BT62vm3B1g4/s72-c/atam.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-892610975575983568</id><published>2009-11-06T10:56:00.000-08:00</published><updated>2009-11-06T11:31:52.560-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgür ansiklopedi'/><title type='text'>Güncel:Edi ile Büdü Nerdesiniz?</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvR077HWW5I/AAAAAAAAADk/IvGWPaPmZ6M/s1600-h/250PX-~1.JPG"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 150px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvR077HWW5I/AAAAAAAAADk/IvGWPaPmZ6M/s200/250PX-~1.JPG" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5401070425953688466" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susam Sokağına gidelim mi deseler hiç düşünmeden evet derim :) &lt;br /&gt;Önemli günlerde logosunu değiştiren ve bulunduğu ülkeye göre logo belirleyen Google, bugün Logosunu Susam Sokağı'ndaki Edi ile Büdü karakteriyle renklendirmiş.Arama yapmak için Google sayfasına girdiğimde bu güzel süprizi görünce çok mutlu oldum.40 yılı devirmiş bizim Edi ile Büdü.Nice kırk yıllar diliyorum onlara :)&lt;br /&gt;Şimdiki çocuklar çokmu şanslı yoksa 80 lerin çocukları mı düşünüyorum doğrusu.&lt;br /&gt;özetle aşağıda biraz hatırlatma yapmak istedim:))  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Susam Sokağı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TRT 2Susam Sokağı, bir çocuk programı olan "Sesame Street"'in Türkçe uyarlamasıdır. Susam Sokağı programı Türkiye'de 80'li ve 90'lı yıllarda TRT'de yayınlanmış olup, o dönemki tek kanallı televizyon yıllarında çocukların büyük ilgisini toplamıştır. Sabah ve akşam saatlerinde olmak üzere hafta içi her gün iki yayın yapmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir mahalle ortamında geçen program, gerçek ve Muppet karakterlerinden oluşmaktaydı. Eğitici, öğretici ve eğlendirici öğeleriyle okul öncesi ve erken dönem okul çocukları için sevilen ve takip edilen bir program olmakla birlikte, o yıllarda bir kült olmuş, aynı zamanda TRT klasikleri arasına girmiştir. TRT Çocuk yaz ekranından çıktıktan sonra, tekrar yayına girmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karakterler&lt;br /&gt;Hayalî karakterler &lt;br /&gt;Edi ve Büdü: "Bert and Ernie" uyarlamasıdır. Edi Altan Erkekli tarafından, Büdü ise bir dönem Köksal Engür tarafından bir dönem ise Atilla Şendil tarafıdan seslendirilmiştir. Sokakta yaşamazlar. Büdü; Edi ile birlikte yaşamaktadır. Susam Sokağı'nın bir nesil için en süper karakterlerinden birisi olmuştur. Edi ile sürekli çekişmesi, Edi'nin daha uçarı ve çocuksu hareketlerine karşılık ağır başlı ve bildik abi tavırları ile ünlüdür. Güvercin sever ve dama oynamaya bayılır. &lt;br /&gt;Minik Kuş: "Big Bird" uyarlamasıdır. Adının tersine büyük sarı bir kuştur ve sokakta diğer insanlarla birlikte yaşar. &lt;br /&gt;Kırpık: "Oscar the Grouch" uyarlamasıdır. Manavın hemen yanında bir küfenin içinde yaşar. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kurbağacık: Kermit uyarlamasıdır. Sokakta yaşamaz. &lt;br /&gt;Kurabiye Canavarı: "Cookie Monster" uyarlamasıdır. Sokakta yaşamaz. &lt;br /&gt;Açıkgöz: "Grover". &lt;br /&gt;Gerçek kişiler &lt;br /&gt;Tahsin Usta: Bir tamirci ve aynı zamanda Sabiha Teyze'nin de eşi. (Alp Öyken) &lt;br /&gt;Zehra Teyze: Bir manav. (Güven Hokna) &lt;br /&gt;Nihat Amca: Kırtasiye sahibi bir mahalleli. (Alpay İzbırak) &lt;br /&gt;Hakan Abi: Bir genç, genellikle gitar çalar. (Tevfik Tolga Tecer) &lt;br /&gt;Zeynep Abla: Bir genç. (Aslı Öyken Taylan) &lt;br /&gt;Sabiha Teyze: Bir terzi ve aynı zamanda Tahsin Usta'nın da eşi. (Betül Arım) &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Susam_Sokagi"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-892610975575983568?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/892610975575983568/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=892610975575983568&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/892610975575983568'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/892610975575983568'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/gunceledi-ile-budu-nerdesiniz.html' title='Güncel:Edi ile Büdü Nerdesiniz?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvR077HWW5I/AAAAAAAAADk/IvGWPaPmZ6M/s72-c/250PX-~1.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7562461680182999441.post-5622666640169133810</id><published>2009-11-04T11:24:00.000-08:00</published><updated>2009-11-23T12:25:16.697-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='H1N1 VİRÜSÜ'/><title type='text'>GÜNDEM : Domuz Gribi Aşısı ?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvHVRKEtsVI/AAAAAAAAAC0/q4imyKmbF54/s1600-h/image001.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 140px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvHVRKEtsVI/AAAAAAAAAC0/q4imyKmbF54/s320/image001.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5400331918932554066" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Selam herkese .,&lt;br /&gt;İş yerimde bu sabah bir mail aldım''İşte Domuz Gripi Aşısının Yan Etkileri'' diye.Okuduğumda şöyle bir durup düşündüm.Bu kadar ciddi yan etkileri olan bu aşıyımı yaptırmalı yoksa biraz dikkat,hijyenli olmayımı tercih etmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlık Bakanlığı, domuz gribi aşısıyla ilgili çok önemli bir açıklama yaptı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;03 Kasım 2009 / 13:40&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HABER3.COM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Domuz Gribi aşısı yaptıracaklara, aşılar uygulanmadan önce bazı bilgilendirme formları dağıtılıyor. Bu formlarda aşı yaptıracak kişilere aşının yan etkileriyle ilgili Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları da bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de, İtalya'da üretilen "fosetria" adlı H1N1 aşısı uygulanmaya başlandı. Aşı olacaklara hastanelerde bilgilendirme formları da dağıtılıyor. Formlarda aşının kimlere yapılmayacağına ilişkin uyarılar var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BU ALERJİLER SİZDE VARSA, AŞI OLMAYIN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Yumurtaya karşı alerjisi olanlar&lt;br /&gt;2. Grip aşısına alerjisi olanlar&lt;br /&gt;3. GBS sendromlu kişiler&lt;br /&gt;4. Latex'e alerjisi olanlar&lt;br /&gt;5. 38 derece ve üstü ateşi olanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İŞTE AŞININ YAN ETKİLERİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Aşı uygulanan yerde kızarıklık, hassasiyet ve şişlik oluşacak,&lt;br /&gt;2. Baş, kas ve eklem ağrısı yaşanabilecek,&lt;br /&gt;3. Ateş,&lt;br /&gt;4. Mide bulantısı,&lt;br /&gt;5. Terleme,&lt;br /&gt;6. Üşüme ve titreme&lt;br /&gt;7. Lenf bezlerinde şişlik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;KORKUTUCU YAN ETKİLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Formda, çok nadiren görülebilecek korkutucu yan etkilere dair uyarılara da yer veriliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Ciddi allerjik reaksiyonlar,&lt;br /&gt;2. Beyin dokusu iltihabı&lt;br /&gt;3. Sinir iltihabı&lt;br /&gt;4. Böbrek iltihabı&lt;br /&gt;5. Bilinç Kaybı&lt;br /&gt;6. Kaslarda şiddetli kasılmalar&lt;br /&gt;7. Yüz felci&lt;br /&gt;8. Solunum sistemi rahatsızlıkları&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞU ANA KADAR YAN ETKİYE RASTLANILMADI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilgilendirme formunda bu ağır yan etkilerin, yıllardır kullanılan mevsimsel grip aşılarında zaman zaman görüldüğü hatırlatılıyor. Domuz gribi aşılarında bu tür belirlenmiş yan etkilere şu ana kadar rastlanmadığı, sadece görülebileceği varsayımından yola çıkılarak bu uyarıların yapıldığı vurgulanıyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7562461680182999441-5622666640169133810?l=sevdos.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://sevdos.blogspot.com/feeds/5622666640169133810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=7562461680182999441&amp;postID=5622666640169133810&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5622666640169133810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7562461680182999441/posts/default/5622666640169133810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://sevdos.blogspot.com/2009/11/gundem-domuz-grip-ass.html' title='GÜNDEM : Domuz Gribi Aşısı ?'/><author><name>sevda</name><uri>http://www.blogger.com/profile/05871930045027275243</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/S5LX1GRwmXI/AAAAAAAAAMY/lA2q6ZnTSLs/S220/DSC00496.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_-hK4dQqQW34/SvHVRKEtsVI/AAAAAAAAAC0/q4imyKmbF54/s72-c/image001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry></feed>
